öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Nisan 2016 Pazartesi
BUGÜN BİZE KİM GELDİ
Sezgin Kaymaz, April Yayınları
Sezgin Kaymaz'ın yeni kitabının bir hikâye kitabı, isminin de "Bugün Bize Kim Geldi" olacağını öğrendikten sonra heyecanlı bekleyiş başlamıştı. Nihayet April Yayın, kitabın raflara olacağını duyurduğu vakit ise, bekleyiş sabırsızlığa dönüştü.
Gelgelelim, geçen hafta İzmir'de Tüyap Kitap Fuarı düzenlenmişti ve kitap öncelikle fuara gitmiş; İstanbul'daki kitapçılara dağıtılmamıştı henüz. Perşembe günü iş seyahatine çıkmadan kitabıma kavuşmayı o denli çok istiyordum ki, sonunda pek sevgili April ekibi, "ofisimize gelin, kitabımızı hediye edelim" deyince dünyalar benim oldu! Tin tin ofisten kaçıp bulduğum ilk taksiye atlayarak April'e geldim ve sevgili Nazlı Berivan Ak bana 2 tane birden "Bugün Bize Kim Geldi" hediye etti. Yeni bir Sezgin Kaymaz kitabına her kavuştuğumda yaptığım gibi, sevinçten zıp zıp zıpladım. Ve tabii o akşam eve gelir gelmez okumaya başladım kitabı. Seyahate giderken, otelde ve dönüş yolunda olmak üzere üç kere okudum öyküleri.
Kitabımızda sekiz hikâye var, Sezgin Kaymaz kitabı bir kere daha mektupkardeşlerine adarken; onlarla (bizlerle) paylaştığı hikâyeleri gün yüzüne çıkartıyor. Bence, hiç olmadığı kadar kendini su yüzüne çıkartıyor bu kitapta Sezgin Kaymaz. İnanılmaz bir açıklık ve cesaretle kendini anlatıyor, bu denli açık kalpli ve yürekli oluşuna hayran kaldım açıkçası.
Kitaptaki hikâyeler Sandık Odası'ndaki gibi uzun uzun, çok zevk alacaksınız okurken.
-Yanlış Anlama Ömer Faruk
-Sen Söylemezsen Ben De Söylemem
-Tercüme Sanattır
-Sokakta Köpekler Evlenir : Bir saat güldüm, üç kere okudum yine güldüm. Sezgin Kaymaz kapıp koyvermiş, harikulade.
-Tanrım, Kötü Kullarını...
-Ben Çok Sinirliymişim
-Bugün Bize Kim Geldi : En çok koyan bu, sebebi var.
-Sevgili Mektupkardeşim
Sevgili Sezgin Kaymaz. Bizim olduğun için, yazdığın için, hikâyelerini bizimle paylaştığın için sonsuz teşekkürler!
Ne bir ses ne bir soluk, iş bitince çekip gitti hep roman kahramanları, o kadar özledim.
Bir de gitmeyenler vardı.
Mektupkardeşlerim.
Yazdık, cızdık, ağladık, gülüştük sayfalar dolusu.
Buradaki hikâyeleri paylaştık... ve dostluğu, içtenliği, dürüstlüğü.
Gözünüz kahraman görsün; benim en fantastik kahramanlarım onlar.
Hiçbirini özlemeyeceğim, çünkü hiç gitmeyecekler.
İyi ki varlar,
Ne güzel varlar...
Bir kere daha
Mektupkardeşlerime...
8 Mart 2015 Pazar
BAKELE
Sezgin Kaymaz, April Yayıncılık
Sezgin Kaymaz'ın yeni yayın evinden çıkarttığı ilk kitabı, yazarın öykü seçkisinden oluşuyor. Öykülerin bir kısmını Sezgin Kaymaz'ın Facebook sayfasında okumuştum. Daha sonra sayfada öykü yayınlanmayacağı duyuruldu, belki de bu kitap basılacağı içindir.
Kitap 198 sayfa, yani benim zevkime göre çok kısa. Öyküler çok tatlı. Sezgin Kaymaz'ın kendine has, fantastik demek istemiyorum, büyülü gerçeklik üslubuyla yazdığı her satırı okumak çok zevkli. Bence kitabın tek kötü yanı çok çabuk bitmesi.
Şimdi heyecanla Sevinç Kuşları üçlemesinin finalini bekliyoruz ustadan.
Burada da Tempo Dergisinde yayınlanmış, Sezgin Kaymaz'dan okuma önerileri bulunuyor. Çok güzel bir liste.
11 Mart 2012 Pazar
Erken Kaybedenler
Emrah Serbes, İletişim Yayınları
Erken Kaybedenler, Behzat Ç. polisiyeleri ile tanıdığımız Emrah Serbes'in öykü kitabı. İçinde tam sekiz tane insanın içine işleyen öykü var bu ince, narin kitabın. Öykülerin kahramanları da narin erkek çocukları ama sert görünmeye çalışıyorlar. Hem alabildiğine gerçekçi ve kederli, hem de müthiş bir mizahı barındırıyor bu hikayeler. İpincecik bir kitap olmasına rağmen öyle bir oturuşta okuyup bitiremedim, her hikayeden sonra mola verdim çünkü karakterler o kadar canlı ki, yazılı hikaye bitse bile onların öyküleri devam ediyor sanki. Birinden hop diye berikine geçemedim.
Oğullar ve Rencide Ruhlar'ın kahramanı Alper Kamu'yu sevdiyseniz, bu öykülerdeki erkek çocuklara da bayılacaksınız. Çok severek tavsiye olunur.
Erken Kaybedenler, Behzat Ç. polisiyeleri ile tanıdığımız Emrah Serbes'in öykü kitabı. İçinde tam sekiz tane insanın içine işleyen öykü var bu ince, narin kitabın. Öykülerin kahramanları da narin erkek çocukları ama sert görünmeye çalışıyorlar. Hem alabildiğine gerçekçi ve kederli, hem de müthiş bir mizahı barındırıyor bu hikayeler. İpincecik bir kitap olmasına rağmen öyle bir oturuşta okuyup bitiremedim, her hikayeden sonra mola verdim çünkü karakterler o kadar canlı ki, yazılı hikaye bitse bile onların öyküleri devam ediyor sanki. Birinden hop diye berikine geçemedim.
Oğullar ve Rencide Ruhlar'ın kahramanı Alper Kamu'yu sevdiyseniz, bu öykülerdeki erkek çocuklara da bayılacaksınız. Çok severek tavsiye olunur.
26 Şubat 2012 Pazar
Kedi Hikayeleri (Das groβe Katzenlesebuch)
Derleyen : Julia Bachstein, Yapı Kredi Yayınları
Dün akşam İstiklal Caddesinde gezerken, Galatasaray'ın köşesindeki, her zamanki gibi çekici Yapı Kredi Yayınlarına uğradık. Daha birkaç dakikadır kitaplara bakıyordum ki, "kasa kapanıyor" diye seslendiler. Hemen seçmem gerekiyordu ve çabucak karar vermek zor olmadı : Kapağını pespembe burunlu enfes bir kedi ile süslemiş Kedi Hikayeleri öykü derlemesi ile Amin Maalouf'un Yüzüncü Ad'ını aldım. (Yüzüncü Ad'ın 40. baskısı olmuş maşallah). Aklınızda bulunsun, bu mağazadan kitap aldığınızda indirim oluyor fiyatlarda ve kitaplardan mutlaka kendi kapağıyla takım ayracı çıkıyor.
Bugün tombilik kedim yanımda bıyığını kıpırdatmadan uyurken, ben de başka bir sürü kedilerin hikayeleri içinde kendimi kaybettim. Aslında pek öykü sevmiyorum ben ama bunları bir çırpıda okuyuverdim. Her bir hikayenin başında, ortasında ve de sonunda yumuk yumuk uyuyan kedimin göbeğini mıncıklayıp yüzüne gözüne öpücükler kondurdum. Ne kadar küçük bir yaratık ama evdeki varlığı ne kadar büyük diye düşündüm. Hikayeleri çok sevdim, özellikle küçük kara panter Lillian, ıssız adanın Robinson Kedisi, denizci kedi Miço, Kedi Calvin, pudrayla kendilerinden Jette ile Colette en sevdiklerim:)
Kedicilerin kaçırmaması gereken bir kitap, ahhh ve eveet nidalarıyla okuyup kedinizden ve kendinizden çok şey bulacağınıza eminim:) Kitapla ilgili çok cici bir detay ise her sayfanın dibindeki minik kedi desenleri... Onlara da bayılacağınıza eminim.
Öyküsever kedicilere hararetle tavsiye olunur.
Dün akşam İstiklal Caddesinde gezerken, Galatasaray'ın köşesindeki, her zamanki gibi çekici Yapı Kredi Yayınlarına uğradık. Daha birkaç dakikadır kitaplara bakıyordum ki, "kasa kapanıyor" diye seslendiler. Hemen seçmem gerekiyordu ve çabucak karar vermek zor olmadı : Kapağını pespembe burunlu enfes bir kedi ile süslemiş Kedi Hikayeleri öykü derlemesi ile Amin Maalouf'un Yüzüncü Ad'ını aldım. (Yüzüncü Ad'ın 40. baskısı olmuş maşallah). Aklınızda bulunsun, bu mağazadan kitap aldığınızda indirim oluyor fiyatlarda ve kitaplardan mutlaka kendi kapağıyla takım ayracı çıkıyor.
Bugün tombilik kedim yanımda bıyığını kıpırdatmadan uyurken, ben de başka bir sürü kedilerin hikayeleri içinde kendimi kaybettim. Aslında pek öykü sevmiyorum ben ama bunları bir çırpıda okuyuverdim. Her bir hikayenin başında, ortasında ve de sonunda yumuk yumuk uyuyan kedimin göbeğini mıncıklayıp yüzüne gözüne öpücükler kondurdum. Ne kadar küçük bir yaratık ama evdeki varlığı ne kadar büyük diye düşündüm. Hikayeleri çok sevdim, özellikle küçük kara panter Lillian, ıssız adanın Robinson Kedisi, denizci kedi Miço, Kedi Calvin, pudrayla kendilerinden Jette ile Colette en sevdiklerim:)
Kedicilerin kaçırmaması gereken bir kitap, ahhh ve eveet nidalarıyla okuyup kedinizden ve kendinizden çok şey bulacağınıza eminim:) Kitapla ilgili çok cici bir detay ise her sayfanın dibindeki minik kedi desenleri... Onlara da bayılacağınıza eminim.
Öyküsever kedicilere hararetle tavsiye olunur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




