Michael Baigent, Richard Leigh, Henry Lincoln - Nokta Kitap
Yıllar önce Da Vinci Şifresi'ni okuduğumdan beri, isminden efsane gibi bahsedilen Kutsal Kan Kutsal Kase kitabını da okumayı aklıma koymuştum. İşte sonunda yaptım ama okumasaydım da o kadar gün 2 roman bitirseydim daha iyi olurdu diye düşünmekteyim.
Yazarlarımızdan Henry Lincoln, 1969 senesinde yaz tatiline giderken, yoldan ufak bir kitap alır. Gerard De Sede'nin Lanetli Hazine'si, Fransa'daki meşhur Rennes La Chateau kasabasından, kasabanın gizemli rahibi Jacques Saunerie'den ve Sauniere'in nerden geldiği belirsiz bir hazine ile inşa ederek simgeler ve sırlarla doldurduğu kilisesinden bahsetmektedir. Bu kitap Lincoln için milat olur, Sauniere'in şifrelerini çözmek için yıllarca uğraşır, diğer yazarlarla buluşur ve araştırmaları bu kitabı ortaya çıkartır.
Kitabın ilk kısmı Mesih'in Ve Süleyman Tapınağı'nın Yoksul Şövalyeleri Tarikatını anlatıyor, bu tarikat görünüşte Kudüs'e hacca giden Haçlıları koruma amacıyla kurulmuş fakat şaşırtıcı bir nüfuza kavuşmuştu. Yazarlarımız ikinci kısımda, tapınakçıların arkasındaki asıl gücün Sion Tarikatı olduğunu ileri sürüyorlar, adeta tüm dünyayı parmağında oynatan bu Sion Tarikatının büyük üstadlarını ve birbirleri ile alakalarını tek tek anlatıyorlar. Buralarda sıkıntıdan epeyce uyudum. Son kısımda ise kutsal kan konusu irdeleniyor; diyorlar ki, Hz İsa'nın karısı ve en az bir çocuğu Fransa'ya kaçtı ve bu çocukların soyu Merovenj hanedanını meydana getirip Franklarla karışarak günümüze kadar kutsal kan bağını devam ettirdi. Sion Tarikatı ve onun askeri gücü Tapınak Şövalyeleri de işte bu sırrı korumakta idiler.
Yani bazı konularda inceleme veya komplo teorisi yerine kurgu okumak çok çok daha iyi, gereksiz bulduğum bir okuma oldu benim için Kutsal Kan, Kutsal Kase.
mesih'in ve süleyman tapınağı'nın yoksul şövalyeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mesih'in ve süleyman tapınağı'nın yoksul şövalyeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Şubat 2013 Pazartesi
27 Ocak 2013 Pazar
Tapınak Şövalyelerinin Mirası (The Templar Legacy)
Steve Berry, Bilge Kültür Sanat
Eski ajan, yeni sahaf Cotton Malone, yeni evi Kopenhag'da ajanlık günlerinden amiri Stephanie ile buluşacaktır. Stephanie ne olduğunu deli gibi gizlediği özel bir iş için Kopenhag'a gelmiştir, tam buluşacaklarken kadının çantası çalınır. Hırsızın peşinden koşan Malone, adamı tarihi bir kulede sıkıştırır. Hırsız, yakalanmaktansa ölümü yeğler ve "beauseant" diye haykırıp kendini kuleden atar. Bu tek sözcük, çoktan tarihe karışmış Tapınak Şövalyelerinin savaş çığlığıdır. Sessiz sakin kitap alıp satarak emekliliğin keyfini süren kahramanımız, kendini bir anda inanılmaz bir maceranın içinde ve büyüleyici bir hazinenin peşinde bulur : Tapınak Şövalyelerinin kayıp hazinesi.
Kitabımız gerçek bir hazine avı macerası. Tapınakçılar hakkında bolca tarihi bilgi de içeriyor. Kahramanlarımız Fransa'nın hazine efsanesi ile meşhur Rennes-Le-Chateau kasabasına gidiyor, meşhur rahip Berenger Sauniere'in ipuçlarını çözmeye çalışıyorlar. Benim gibi Tapınak Şövalyelerine meraklı iseniz zevkle okuyacağınız bir kitap diye düşünüyorum.
Kitapla ilgili sorunum ise, baş kahramanımız Cotton Malone. Sanki kişiliği yeterince iyi anlatılmamış, hep böyle bir havada kalan tarafı vardı benim için. Kitapla ilgili en çok hoşuma giden nokta ise, sondaki kaynakça kısmı oldu. Yazarımız oturmuş, gayet dürüstçe, onu buradan aldım, bunu aslında ben uydurdum diye güzelce dayanak noktalarını açıklamış. Bu dürüstlük hoşuma gitti. Ayrıca yazar kesinlikle Magdalalı Meryem, Kutsal Kase, Sion Tarikatı konularına girmemiş, büyük akıllılık göstermiş. Hazine bildiğin altınlı gümüşlü hazine, bu açıdan da hoşuma gitti diyebilirim.
Yazarın bu tarz komplolu, maceralı başka kitapları da var, gelecekte denemek üzere not aldım.
Eski ajan, yeni sahaf Cotton Malone, yeni evi Kopenhag'da ajanlık günlerinden amiri Stephanie ile buluşacaktır. Stephanie ne olduğunu deli gibi gizlediği özel bir iş için Kopenhag'a gelmiştir, tam buluşacaklarken kadının çantası çalınır. Hırsızın peşinden koşan Malone, adamı tarihi bir kulede sıkıştırır. Hırsız, yakalanmaktansa ölümü yeğler ve "beauseant" diye haykırıp kendini kuleden atar. Bu tek sözcük, çoktan tarihe karışmış Tapınak Şövalyelerinin savaş çığlığıdır. Sessiz sakin kitap alıp satarak emekliliğin keyfini süren kahramanımız, kendini bir anda inanılmaz bir maceranın içinde ve büyüleyici bir hazinenin peşinde bulur : Tapınak Şövalyelerinin kayıp hazinesi.
Kitabımız gerçek bir hazine avı macerası. Tapınakçılar hakkında bolca tarihi bilgi de içeriyor. Kahramanlarımız Fransa'nın hazine efsanesi ile meşhur Rennes-Le-Chateau kasabasına gidiyor, meşhur rahip Berenger Sauniere'in ipuçlarını çözmeye çalışıyorlar. Benim gibi Tapınak Şövalyelerine meraklı iseniz zevkle okuyacağınız bir kitap diye düşünüyorum.
Kitapla ilgili sorunum ise, baş kahramanımız Cotton Malone. Sanki kişiliği yeterince iyi anlatılmamış, hep böyle bir havada kalan tarafı vardı benim için. Kitapla ilgili en çok hoşuma giden nokta ise, sondaki kaynakça kısmı oldu. Yazarımız oturmuş, gayet dürüstçe, onu buradan aldım, bunu aslında ben uydurdum diye güzelce dayanak noktalarını açıklamış. Bu dürüstlük hoşuma gitti. Ayrıca yazar kesinlikle Magdalalı Meryem, Kutsal Kase, Sion Tarikatı konularına girmemiş, büyük akıllılık göstermiş. Hazine bildiğin altınlı gümüşlü hazine, bu açıdan da hoşuma gitti diyebilirim.
Yazarın bu tarz komplolu, maceralı başka kitapları da var, gelecekte denemek üzere not aldım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

