Nazi Almanyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nazi Almanyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2015 Pazar

Mart Menekşeleri (March Violets)


Philip Kerr, Alfa Yayınları

Çeviri : Zeliha Babayiğit


Bernie Günther 1. Kitap


1936.. İkinci Dünya Savaşından önceki son altın günlerde Berlin. Nasyonal Sosyalist partinin yasakları ve baskıları artmakta. Kadınlara iş hayatından el çektiriliyor. Yahudiler mücevherlerini satıp ülkeden kaçmalarını sağlayacak pasaportların peşinde. Beri yandan şehir meşhur Olimpiyat Oyunlarına hazırlanmakta. Nazi yöneticiler Aryan ırkının üstünlüğünü göstermesini beklerken  Amerikalı zenci atlet Jesse Owens 100 metrede kanatlanıp uçacak halbuki.


Birinci Dünya Savaşında Türkiye'de cephede savaşmış, ardından polislik de yapan kahramanımız Bernhard Günther bu şehirde bir özel dedektif. Son zamanlarda en çok kayıp insan vakası alıyor, SS'lerin elinde kaybolup giden insanların peşinde koşuyor. Eski sekreterinin düğününden çıktığı bir gece, oldukça zengin bir sanayicinin evine davet ediliyor ve sanayici Bernie'ye reddedemeyeceği bir teklifte bulunuyor. Sanayicinin kızı ve damadı evlerinde öldürülmüş, ardından ev kundaklanmış, kasadaki değerli mücevherler kaybolmuştur. Bernie'den istenen bu mücevherleri özellikle de paha biçilmez elmas kolyeyi bulmasıdır. Kahramanımız arayışında ilerledikçe, bir yanda Hitler'in sağ kolu Himmler'in beri yanda Nazi generali Göring'in bulunduğu akılalmaz tehlikelerin ortasına düşer.


Nefis bir kitap, çok beğendim. Özellikle Nazi Almanyası atmosferi inanılmaz gerçekçi ve bazen o kadar benzerlikler görüyorsunuz ki, insan ürpermeden edemiyor. Müthiş bir dönem romanı. Alfa Yayınları da tüm seriyi basıyor, hepsini okuyacağım.




29 Temmuz 2012 Pazar

Kitap Hırsızı (The Book Thief)


Markus Zusak, Encore Yayınları

Çeviri : Teri Erbeş


Küçük kitap hırsızımız : Liesel Meminger. Nazi Almanyası'nda, savaştan hemen önce evlatlık verilmiş küçük bir kız çocuğu. Münih'in Himmel mahallesindeki yeni evinde; üvey annesi sert, sevgi dolu Rosa ve kocası akordeon çalabilen boyacı Hans ile yaşamaya başlıyor Liesel. O her gece kabuslar görerek uyanırken, başında bekleyen üvey babası ona yavaş yavaş okumayı öğretiyor. Bir de Rudy var, komşu evin sarışın küçük oğlu. Liesel ile beraber Himmel mahallesinde büyürlerken, her fırsatta kızdan bir öpücük istiyor Rudy. Sonra savaş başlıyor.


Kitabımızın anlatıcısı Ölüm. İnsanlar ölünce gelip ruhlarını alan, omzuna vurup götüren şefkatli Ölüm. Çocukların ruhlarını kucağında taşırmış. Anlatıcı ölüm olunca, kitapta hep bir gerilim hissi oluyor haliyle ve sonuna kadar bıçak sırtında tutuyor bizi.


Liesel öyle kitapçıya girip hırsızlık etmiyor. Bildiğimiz anlamda bir hırsız sayılmaz. İlk çaldığı kitap, aslında bir mezarlıkta unutulmuş; Mezar Kazıcının El Kitabı. Okumayı bile bilmedği halde, kitaplara dayanamıyor Liesel. Sonunda, yeni evinde, geceler boyu kabuslar görüp uyanırken, üvey babası ona sabırla, yavaş yavaş okuma öğretirken, kelime kelime okuyor; satır satır okuyor bu kitabı. Defalarca okuyor. Okumak onun ruhunu iyileştiriyor.


Kitap sapsade, adeta şiirsel bir dile sahip. Himmel Sokağındaki hayatı, çocukların ve büyüklerin yaşam mücadelesini, savaşın etkilerini çok vurucu şekilde anlatıyor Ölüm bize. Öyle gereksiz duygusallıklar; üvey aile melodramı filan yok Kitap Hırsızı'nda. Hayatın, gerçeğin düpedüz kendisi var. Ve ışıl ışıl parlayan kitap sevgisi tabii.


Ne yazık ki artık baskısı yapılmasa da; bulması çok zor olsa da; kitapları seven herkesin Kitap Hırsızı'nı okuması gerektiğini düşünüyorum. Harikulade bir kitap. Ancak mutlaka Encore Yayınları çevirisini okumalısınız. Martı Yayınlarından çıkan yeni çeviri maalesef kitabı katletmiş.