13 Kasım 2010 Cumartesi

Dream Travel

Yazar : Jenni Davis

Seyyahlara adanmış muhteşem, küçük kitap. Resimler ve çizimlerle bezeli bu güzel kitap, seyahatin altın çağında; 19. yüzyılın sonlarında, seyyahların dünyayı nasıl gezdiğini anlatıyor. Lüks transatlantik yolculuklarını, Doğu Ekspresi ile esrarlı gezileri okurken geçmiş yüzyılda, paket turlar ortaya çıkmadan nasıl seyahat edildiğini öğreniyoruz.

Kitabı Londra'dan aldım.


The British Museum London

Yazar : Sheila O'Connell

Londra'daki British Museum tarafından basılmış olan bu kitapta, Londra fotoğrafları ve en güzel Londra tabloları; seçilmiş alıntılar, şiirler ve anekdotlar ile süslenmiş. Londra'ya adanmış küçük ve güzel bir kitap. Eski tablolar üzerinden şehri gezmek gibi çok hoş bir deneyim sunuyor bizlere.

Bu kitap British Museum'un web sayfasında da satılıyor.


Unutulmuş Mısır'ın İzinde (A la recherce de l'Egypte oubliéé)

Yazar : Jean Vercoutter, Yapı Kredi Yayınları, Genel Kültür Dizisi

Yapı Kredi'nin küçük minik genel kültür dizisini çok severim, seride en sevdiğim kitap, kadim Mısır'ın keşfini anlatan bu ufak ama içi dolu kitap. Önce Antik çağ seyyahları ile başlıyor, sonra Napoleon'un seferi sırasında bulunan Reşit Taşı (Rosetta Stone) ile hiyerogriflerin çözülmesi ve Mısırbilimin kurulması, Ramses'in mumyası, Tutankhamon'un mezarı derken Mısır tarihinin modern çağlarda nasıl keşfedildiğini çok zevkli bir şekilde açıklıyor. Küçük ve harika bir kitap. Resim ve çizimlerle dolu olması da cabası. Tarih, arkeoloji ve Mısır meraklılarına hararetle tavsiye olunur.


The Private Realm Of Marie Antoinette

Yazar : Marie-France Boyer ve François Halard

Bu zarif kitapta, Fransa Kraliçesi Marie Antoinette'in kısa ömrünü geçirdiği odalar, ondan kalan eşyalar, mobilyalar ve Antoinette'in sevdiği objeler anlatılıyor. Kitabı dolduran resimler ve  aydınlatıcı metin sayesinde bu trajik kraliçenin peri masalını andıran hayatında şiirsel ve estetik bir geziye çıkıyoruz.

Bu kitabı Amazon.com'dan edinebilirsiniz.


World Of Prague

Yazar : Lubos Stiburek

Ortaçağdan kalma Prag şehrinin en güzel fotoğrafları ile dolu bir kitap. Metnin İngilizce olması da bu kitabı seçmemde önemli bir etken idi. Kitabı Prag'dan aldım.


Wonders Of The World

Cube Book Serisinden

Bu kalın kübik kitabın her bir sayfası yeryüzünün bir başka harikulade bölümünün resimleri ile dolu.

Kitabı 3 genel bölüme ayırmışlar :
Treasures Of The Past : Meşhur kadim kalıntıların fotoğrafları
On The Nature Of The Universe : Yeryüzünde tabiatın yarattığı en güzel manzaraların fotoğrafları
The Signs Of Man : İnsanoğlunun inşa ettiği en güzel eserlerin fotoğrafları.

Sayfalar arasında gezinip hayallere dalmak için ideal bir kitap. Remzi Kitapevi'nde bulabilirsiniz.


11 Kasım 2010 Perşembe

Kayıp Sembol (Lost Symbol)

Dan Brown, Altın Kitaplar Yayınevi

Dan Brown'ın Indiana Jones benzeri kahramanı, Harvard'lı Simgebilim Profesörü Robert Langdon'ın ilk iki macerasını sular seller gibi, zevkle okumuş idim. Kayıp Sembol'ün çıkmasını da hevesle bekledim, çıkar çıkmaz alıp okudum ve büyük hayal kırıklığı yaşadım.

Bu kitap diğerleri gibi heyecanlı değil, sıkıcı bile olduğunu söyleyebilirim. Sadece Mason sırlarını, mason kardeşlerin ülkeyi nasıl kurduğunu, en büyük Amerika ve Mason kardeşliğini olduğunu anlatan bir kitap. Masonik kardeşlik Dan Brown'a para vermiş de böyle bir reklam kitabı yazdırmış gibi. İçinde macerası, heyecanı eksik.

Tavsiye etmiyorum, Dan Brown'ın diğer kitaplarını deneyin, bunu okumasanız da olur. Bence sıkıcı ve yavan bir roman.


Lord Edgware'i Kim Öldürdü? (Lord Edgware Dies)

Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Oldukça değişik çözümü ile Agatha teyzenin coştuğu kitaplardan biriydi bu. Lord Edgware zalimliği ile nam salmış oldukça zengin bir adamdır. Karısı güzeller güzeli aktris Jane Wilkinson, Lord'dan ayrılmak istemektedir ve Mösyö Poirot'dan yardım diler. Poirot güzel kadınlara hayır diyemeyeceğinden, Lord'u ziyaret edip korkutucu adamla görüşür. Ama hayret, adam boşanmaya çoktan razı olmuş, karısına da mektup göndermiştir. Jane, böyle bir mektup almadığını iddia etmektedir.

Lord öldürüldüğü gece malikanedeki hizmetçiler Jane'in o gece kocasını ziyaret ettiğini söylerler. Ama o da ne? Güzel kadının aynı gece seçkin bir grupla akşam yemeği yediği ortaya çıkar. Dava ve Poirot'nun kafası karışır ama dedektifimiz inanılmaz bir şekilde bu olayı da çözecektir.

Pek şaşırtmalı bir çözümü vardı bu cinayetin. Başarılı bir kitap.


7 Kasım 2010 Pazar

Şenlikli Bir Cinayet (The Act of Roger Murgatroyd)

Gilbert Adair, Yapı Kredi Yayınları

Kitabın orijinal adına dikkatinizi çekerim, aklınıza hemen Roger Ackroyd Cinayeti gelmedi mi? Zaten kitap klasik Agatha Christie öykülerine yapılan göndermelerle dolu, nefis bir eğlencelik, çok da zevkli bir roman.

Kırların ortasında tipik bir İngiliz malikanesinde esrarengiz bir cinayet işlenir. Tabii evdeki misafirlerin hepsi birbirinden egzantrik olmaları yanı sıra her birinin bu cinayeti işlemek için geçerli birer sebebi de vardır. Kar fırtınası sebebiyle çevreyle iletişimleri kesilmiş olduğundan (Olay 1930'lu yıllarda geçiyor ) aralarından birinin katil olduğunu bile bile yolların açılmasını beklemek zorunda kalırlar.

Bu kitabın tadına varabilmek için biraz Agatha Christie okumuş olmak gerekiyor, o tarz kitapların hafiften parodisi ve övgüsü tadında, pek lezzetli bir cinayet romanı. Çok sevdim.


17 Ekim 2010 Pazar

Büyük Dörtler (The Big Four)

Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Okuduğum en enteresan Poirot romanı kesinlikle bu oldu. Bu kitapta artık yaşlanmış Poirot ile önceki kitapta trendeki kızla evlenip Arjantin'e taşınmış olan Yüzbaşı Hastings, Londra'da buluşurlar. İkili Büyük Dörtler adıyla tanınan ve dnyanın en zengin, en güçlü 4 kişisinden oluşan esrarlı bir grubun peşine düşerler. Amaçları bu grubun dünya düzenini ele geçirmesini engellemektir.

Bir cinayeti değil, bir grubun kimliğini çözmeye çalışan emsalsiz bir Poirot romanı. Biraz daha uzun olsa, sonu aceleye gelmiş gibi olmasa, muazzam bir roman olurdu.Yine de Agatha teyzenin iyi işlerinden bence. Neredeyse casusluk romanı.


Dersimiz Cinayet (Murder On The Links)

Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Poirot Fransa'da sayfiyede yaşayan oldukça zengin bir adamdan iş teklifi alır. Dostu Arthur Hastings ile beraber adamın villasına gittiklerinde, Mösyö Renauld'nun öldürüldüğünü öğrenirler. Renauld'nun asil karısı, isyankar oğlu, komşu villadaki tehlikeli hanım ile onun göz kamaştıran kızı, bunların olaylara ilişkileri nedir? Bir de Hastings'in trende tanıştığı esrarlı kıza aşık olması olaya tüy diker.

Enteresan bir çözümü olan cinayet hikayesi. Arthur Hastings'in karısıyla nasıl tanışıp evlendiğini anlatması bakımından da ilginç.


Roger Ackroyd Cinayeti (The Murder of Roger Ackroyd)

Yazar : Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Agatha Christie seviyorum diyen birinin bu kitabı okumaması düşünülemez, misal ben. Bunca senedir dikkatimden kaçmış olan Roger'ı Çavlan'ın tavsiyesi üzerine okudum ve de hala şaşkınım, ben bunca zamandır, bu kitabı nasıl es geçmişim?

Olay tipik Agatha teyze maceraları gibi başlıyor. King's Abbott köyünde, o civarın zenginlerinden Bay Ackroyd , malikhanesinde esrarlı bir şekilde ölü bulunur. Hikayeye karışan dul yenge, genç üvey oğlan, güzeller güzeli kuzen, esrarlı hizmetçi davayı iyice karıştırırlar. Gelgelelim yaşlı Mösyö Poirot emeklilik günlerini geçirmek için tam da bu köyü seçmiş, sakız kabağı yetiştirirken , köy doktoru ile beraber cinayeti araştırmaya başlamıştır.

Finalinde heyecandan çığlık attıran, harika bir polisiye.


9 Ekim 2010 Cumartesi

İskemlede Beş Ceset (One Two Buckle My Shoe)

Yazar : Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Saygıdeğer ve başarılı bir diş hekimi, muayenehanesinde ölü olarak bulunur. O gün doktora gelmiş olan çeşitli hastaların her biri bu cinayeti işlemiş olabilir ama hangisi? Ne şans ki, ölürülen Doktor Morley'in hastaları arasında Belçikalı detektifimiz de bulunmaktadır. Poirot bu olayı haddinden fazla karışık bulmaktadır.

Kitabın basımını sevmedim. Bir sürü imla yanlışları var (dahi anlamına gelen de'lerin ayrı yazılması kuralı bile ihlal edilmiş) Çeviriden mi bilmem, bazı tutarsızlıklar var cümlelerde. Sıkıcı bir kitap, ancak cinayetin çözümü oldukça karışık ve başarılıydı.


4 Ekim 2010 Pazartesi

Binbir Gece Masalları

Çeviri : Alim Şerif Onaran

Masal çok severim. Küçükken peri masallarına, Grimm kardeşlerin, Andersen'in masallarına bayılırdım. Tabii biraz büyüdüğümde Binbir Gece Masallarını okumak farz oldu.

Ben bu masalların Alim Şerif Onaran tarafından Fransızca baskıdan Türkçe'ye çevrilmiş, AFA yayınlarının 16 ciltlik kuşe kağıt versiyonuna sahibim. (Babam sağolsun) Hatta birinci cilt Onaran tarafında imzalı, ne güzel değil mi?

Masallar kesinlikle çocuklar için değil, onu hemen söyleyelim. Şehrazat'ın anlattığı, ucu bucağı belli olmayan, hikaye içinde hikaye geçen, inanılmaz masallar aşk, erotizm, seks, genç oğlan fantazileri ile dolu.

Şehrazat'ın bir varmış, bir yokmuşuyla başlayan bu inanılmaz macerayı herkes birgün tatmalı.


Hayaletin Garip Huyları (Night Shift)

Yazar : Stephen King, Altın Kitaplar

Stephen King'in kısa hikayelerinden oluşan bu kitap, herhalde adamın dehasını en güzel gösteren eserlerdendir. Roman değil de hikaye yazıp bizi aynı şekilde germek herhalde her babayiğidin harcı olmasa gerek.

Çok yıllar önce okuduğum bu hikayelerden unutamadıklarım var, mesela malikhanenin altında yaşayan kör canavar... brrrrr. Mesela sigarayı bırakmaya çalışan adam.... mesela karısını öldüren serserilerden intikam almak için hortlak çağıran öğretmen... mısır tarlalarındaki çocuklar... ve tabii en fecisi ... UMACI

Anneeeeeee!!!!


Ruhlar Dükkanı (Needful Things)

Yazar : Stephen King, Altın Kitaplar

Muhteşem bir Stephen King romanı. Bunu okuduğumda lisede miydim neydim. Evde hasta yatıyordum. Kitabın ortalarında 2 karakter satır ve baltayla birbirlerine girdiler ve bu sahne o kadar detaylı anlatılmıştı ki, hastalığın da etkisinden olsa gerek midem ağzıma gelmiş idi dostlar.

Bu kitap küçük bir kasabada açılan enteresan bir dükkanı anlatıyor. Dükkanın sahibi Leland Gaunt isminde egzantrik bir adamdır ve kasabadaki herkese tam ihtiyacı olan şeyi satmakta üzerine yoktur. Adam sanki kasabalının ciğerini okumakta ve insanların hiç dile getirmedikleri ihtiyaçlarını sezerek, tam da gereken şeyi satmaktadır onlara. Sonunda tabii bütün kasaba birbirine girer. Bu tarz sevenlerin kaçırmaması gereken mükemmel bir roman.


Hayvan Mezarlığı (Pet Sematary)

Yazar : Stephen King, Altın Kitaplar

Stephen King'i Dean Koontz'a nazaran daha yaratıcı bulmuşumdur. Ancak Koontz'un kitapları hep mutlu sonla biterken; King'in romanları belirsiz, açık uçlu sonlarla biter, biraz boşlukta kalabilirsiniz.

Yıllar yıllar önce okuduğum bu kitap karısı, oğlu, kızı ve kedisiyle Maine'e taşınan Doktor Louis'in hikayesini anlatıyor. Louis karşı komşu yaşlı beyazmca ile ahbap olur, amca ona eski maine ve kızılderili hikayeleri anlatmaktadır. Bir gün, karısıyla çocuklar evde yokken kedinin cesedini bulurlar. Yaşlı adam Louis'e kediyi hayvan mezarlığına gömmesini söyler.
Kedi ertesi gün geri gelir...

Anneeee!!!!!

kesinlikle okunması gereken bir Stephen King şaheseri.


3 Ekim 2010 Pazar

16:50 Treni (4.50 FromPaddington)

Yazar : Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Miss Marple polisiyesi. Yaşlı Bayan McGillicuddy, Noel alışverişinden dönerken trende işlenen bir cinayete şahit olur ama kimseyi gördüklerine inandıramaz. Arkadaşı amatör dedektif ve de kızkurusu Miss Marple'a olanları anlatınca Miss Marple olayı araştırmaya karar verir. Kendisi biraz elden ayaktan düşmüş olduğundan, son derece zeki bir kadın olan Miss Lucy Eyelesbarrow'dan yardım ister. Lucy, kanıt bulmak için kahya olarak demiryolu kenarındaki araziilerin sahibi olan ailenin yanında işe başlar.

Harika Lucy Eyelesbarrow karakteri ile mükemmel bir polisiye.


Kader Kapısı (Postern Of Faith)

Yazar : Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Tommy ve Tuppence polisiyesi. Gençliklerinde çok heyecanlı olaylara karışmış olan yaşlı bir çift yeni aldıkları köşke taşınırlar. Köşkün eski sahiplerinden kalan eşyaları karıştırırken onları geçmişte işlenmiş bir cinayete yönlendiren ipuçları ile karşılaşırlar ve bu esrarı çözmek için araştırmalara başlarlar. Ne var ki geçmişten gelen tehlike, çiftimizi bugün de tehdit etmektedir.

Biraz kopuk kopuk, tam toparlanmamış hissi veren bir roman. Pek bayıldığımı söyleyemem.



Ölümle Randevu (Appointment With Death)

Yazar : Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Birbiriyle alakasız görünen bir grup yabancı Kudüs seyahatinde Süleyman Otelinde biraraya gelirler. Daha sonra düzenlenen Petra gezisinde, grupta herkesin nefret ettiği, çocuklarını psikolojik baskı ile ezerek hayatlarını mahveden Bayan Boynton öldürülür. Hercule Poirot'nun olayı çözmek için sadece bir günü vardır.

Biraz psikolojik bir roman, sebepler ve sonuçlar insan psikolojisi ile ilişkilendirilmiş.



Şampanyadaki Zehir (Sparkling Cyanide)

Yazar : Agatha Christie, Altın Kitaplar

Olağanüstü güzellikteki Rosemary Barton doğumgünü kutlamasında içtiği şampanyadan zehirlenerek ölür. Aradan 1 yıl geçer, kocası o gece masada oturan herkesi tekrar bir araya toplayarak aynı restoranda yeni bir yemek düzenler ve karısı gibi acayip şekilde morararak ölüverir. Albay Race ve Başmüfettiş Kemp bu acayip ölümlerin esrarını araştırmaya başlar.

Sonunda mutlu biten bir aşk da olan zevkli bir kitap. Agatha teyzenin en güzel polisiyelerinden biri.


Ölüden Mektup Var (Poirot Loses A Client / Dumb Witness)

Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Poirot yaşlı bir hanımefendiden mektup alır, yaşlı hanımın ailesi tarafından öldürüleceğine dair bazı şüpheleri vardır ve meşhur dedektif ile görüşmeyi talep etmektedir ancak işin ilginç yanı, mektup aylar önce yazılmış ve bir şekilde Poirot'ya gönderilmeden önce mektubu yazan kadın ölmüştür. Yoksa yaşlı bayan Arundell aslında korktuğu üzre bir cinayete mi kurban gitmiştir. Poirot vakayı çözmek için yaşlı Emily Arundell'in evine gider ve akrabaları ile tanışır.

Cinayet tanığının bir köpek olduğu, güzel bir Poirot polisiyesi.


Fotoğraftaki Lekeler (Mrs McGinty's Dead)

Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Taşrada bir cinayet işlenir ve katil idam cezasına çarptırılır. Suçlanan adamın gerçek katil olduğuna inanmayan Müfettiş Spence, Londra'ya iner ve Poirot'dan gerçek katili bulmasını rica eder. Poirot kasabaya gidip evlere şenlik bir pansiyonda oda kiralar ve cinayeti araştırmaya başlar.

Pek sevdiğim, zevkli bir polisiye roman Fotoğraftaki Lekeler. Hercule Poirot'nun kaldığı pansiyon, ufak kasabadaki karakterler çok renkli, eğlenceli ve ilgi çekiciler. Bu kitap aynı zamanda Ariadne Oliver ile tanıştığım kitaptır. Madam Oliver meşhur bir cinayet romanları yazarıdır, adeta Agatha'nın kendi karikatürüdür. Finli bir dedektif karakter yaratmıştır, evhamlıdır, elmaya da bayılır, habire elma yer, etrafa elmalar saçarak dolaşır. Cinayetin başından itibaren katili tahmin etmesi ve yanlış tahmin etmesi de çok hoş bir ayrıntıdır. Bu macerada Ariadne Oliver romanlarından birini sahneye uyarlamak için kasabadaki yönetmenle çalışmaya gelmiştir ve böylece Poirot ile Madam Oliver eğlenceli bir ikili  olarak cinayeti çözmek üzere beraber çalışırlar.


Ceset Dedi Ki (Why Didn't They Ask Evans?)

Agatha Christie, Altın Kitaplar

Küçük bir kasabada dağda yürüyüş yapan yabancı bir adam yamaçtan düşer. Zavallı adamı rahibin küçük oğlu Bobby bulur, adam "ama Evans'a neden sormadılar?" der ve ölür. Olaydan sonra trenle Londra'ya giden Bobby trende kasabanın zengin ailesinin kızı, çocukluk arkadaşı Lady Frances ile karşılaşır. Frankie olayın cinayet olduğuna kanaat getirir ve iki genç bu ölümün ve Evans'ın esrarını çözmeye kalkışırlar. Bu esnada birbirlerine aşık olmayı da ihmal etmezler.

Pek şirin ve defalarca okuduğum bir polisiye. Sonu da epey sürprizlidir. Tavsiye olunur.



Kapı Tekrar Vuruldu (Cat Among The Pigeons)

Yazar : Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Zengin ve seçkin kızların devam ettiği özel bir yatılı okulda beden eğitmeni öğretmeni öldürülür. Zeki bir kız olan Julia olaylara ve detaylara dikkat ederek bazı sonuçlara ulaşır ve nihayet cinayeti çözmesi için okuldan kaçıp Mösyö Poirot'yu ziyarete giderek olan biteni anlatır. Bu esnada bir başka öğretmen daha öldürülmüştür. Poirot cinayetleri araştırmaya başlar.

Birden fazla sefer okuduğum ve yatılı okulda geçtiği için sevdiğim bir roman. Tavsiye olunur.



Ve Perde İndi (Curtain)

Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Agatha teyzenin ve Hercule Poirot'nun şaheseri olan bu kitap, Poirot külliyatının da son eseridir. Doksanlı yıllarda, bu kitabı ilk kez okurken finalde oldukça heyecanlanarak çığlık atmış, evdekileri epey şaşırtmıştım. Gerçekten bu derece çarpıcı, sürprizli ve şaşırtıcı bir romandır.

İyice yaşlanmış olan Poirot, Styles köşkünde kalmaktadır. Styles Köşkü aynı zamanda Poirot ile tanıştığımız ilk macera olan "Ölüm Sessiz Geldi" romanındaki köşktür.  Poirot, köşkte kusursuz cinayetler işleyen bir katil bulunduğunu düşünmektedir. Poirot'nun eski dostu Albay Hastings ise evlenip Afrika'ya gitmeye yeltenen kızından dolayı dertlidir. Poirot'yu bu denli yaşlı ve hasta görmek de Hastings'i ayrıca üzer. Ancak 2 eski dost her şeyi bir kenara bırakıp köşkteki esrarlı katili bulmak zorundadırlar.


Tüm Poirot külliyatı okunduktan sonra okumanız gereken bir kitap. Unutulmaz bir klasik. Efsane roman. Hararetle tavsiye olunur.


On Küçük Zenci (Ten Little Niggers)

Agatha Christie, Altın Kitaplar

Agatha Christie'nin dehasını konuşturduğu efsane roman. Birbiriyle hiç alakası olmayan 10 kişi esrarlı bir şekilde Zenci Adasına davet edilirler. Hepsi farklı sebeplerden daveti kabul etmiştir ve güzel bir tatil yapma beklentisi ile adaya giderler. Gelgelelim adaya ulaştıklarında misafirler teker teker öldürülmeye başlanır. Katil içlerinden biri midir? Yoksa adada deli bir canavar mı vardır? Adaya bu insanları çağıran kimdir? Ve masanın üzerindeki 10 küçük zenci heykelleri her bir cinayette nasıl eksilmektedir?

Kesinlikle okunması gereken harika bir cinayet romanı. Sürprizli finali ile insanda soğuk duş etkisi bırakıyor.


Doğu Ekspresinde Cinayet (Murder On The Orient Express)

Yazar : Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Agatha teyzenin en meşhur romanı, akla hayale gelmeyecek bir cinayet ve onun dahice çözümü. Defalarca okuduğum bu kitapta, İstanbul'dan kalkan Doğu Ekspresi Balkanlarda kara saplanıp yolda kalır ve bu esnada trende bir cinayet işlenir. Trende birbiriyle alakasız, çeşitli milliyetlerden ve meslek gruplarından yolcular bulunmaktadır. Tren tekrar yola çıkana kadar cinayeti çözmek Poirot'ya kalır. Poirot davayı inceledikçe imkansız görünenin gerçek olduğunu keşfedecektir.

Kesinlikle okunması gereken en meşhur Christie romanı. Nil'de Ölüm ve Roger Ackroyd Cinayeti ile Agatha Christie külliyatının başyapıtı olan klasik bir roman.



Ölüm Oyunu (Evil Under The Sun)

Agatha Christie, Altın Kitaplar

Bir Hercule Poirot polisiyesi. Hercule Poirot sakin bir tatil geçirmek maksadıyla Korsan Roger Oteline gider ancak, otelde kocasıyla kalmakta olan kızıl saçlı, çok güzel bir kadın öldürülür. Zaten Agatha teyze biraz cinsiyetçi ya da kıskanç mıydı diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Kitaplarında anlattığı kızıl saçlı ya da sarışın muhteşem kadınlar ya düşük ahlaklı ya da boş kafalı tiplerdir ve illa cinayete kurban giderler. Pek gösterişli olmayan, ciddi, esmer, kişilikli kızlar da yakışıklı müfettişle evlenirler kitabın sonunda. Bu da Agatha Christie klişelerinden biridir.

Herneyse, kızıl saçlı ve boş kafalı Arlena öldürülmüştür. Poirot'nun elinde tuhaf ipuçları ve otelde kalan şüpheliler vardır. Bunların bazıları göründüğü kişiler değil midir? Yumurta kafalı dedektifimiz gerçeği araştırmaya başlar.

Birkaç kere okuduğum oldukça zevkli bir Poirot macerası. Tavsiye olunur.


29 Eylül 2010 Çarşamba

Harry Potter serisi

Yazar : J.K. Rowling, Yapı Kredi Yayınları

Harry Potter serisini başından itibaren takip eden, Harry ile büyüyüp, bir sonraki kitabı delicesine bekleyenlerden değildim. Geçen yıla kadar Harry ile tek tanışıklığım birkaç filmden ibaretti. Sonra birgün, idefix'in %35 indirimine rasgelip bütün seriyi aldım.

Şimdi düşünüyorum, ya ben ömrümce Harry Potter serisini hiç okumamış olsaydım, bunun ne denli korkunç bir kayıp olduğunu bile anlayamayacaktım.

Serimiz teyzesi, eniştesi ve kuzeni ile yaşam yetim Harry'nin öyküsünü anlatıyor. Harry 11. yaş gününde aslında bir büyücü olduğunu öğreniyor ve Hogwarts Cadılık ve Büyücülük okuluna davet ediliyor. harry öğreniyor ki, araba kazasında öldüğünü sandığı ailesi kara büyücü Voldemort tarafından katledilmiştir aslında, o geceden tek kurtulan Harry olmuş, alnında şimşek şeklinde bir yara iziyle.

Kitaplar, acımasız bir dünyada yeni öğrendiği güçleriyle ayakta durmaya, hem de korkunç bir kaderle bağlı olduğu Voldemort ile savaşmaya çalışan Harry'nin , arkadaşları Ron ile Hermione'nin maceralarını anlatıyor.

İlk iki kitaptan sonra olaylar ciddileşmeye başlıyor. 3. kitap Azkaban Tutsağı sanırım en sevdiğim, Hogwarts'da adeta kahramanlarımızla beraber derslere girip, bütün maceraları şahsen yaşıyoruz. Son kitap olan Ölüm Yadigarları ise hayatım boyunca hüngür hüngür ağlayarak okuduğum tek kitap olma özelliğini koruyor.

Harry ve arkadaşları ile tanışın, bu muhteşem maceraların; harikulade bir hayalgücünün eseri olan rengarenk dünyanın tadına varın. Hayatınız biraz daha güzelleşecek eminim.

Harry Potter ve Felsefe Taşı (Çeviri : Ülkü Tamer)
Harry Potter ve Sırlar Odası (Çeviri : Sevin Okyay)
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı (Çeviri : Sevin Okyay, Kutlukhan Kutlu)
Harry Potter ve Ateş Kadehi (Çeviri : Sevin Okyay, Kutlukhan Kutlu)
Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı (Çeviri : Sevin Okyay, Kutlukhan Kutlu)
Harry Potter ve Melez Prens (Çeviri : Sevin Okyay, Kutlukhan Kutlu)
Harry Potter ve Ölüm Yadigarları (Çeviri : Sevin Okyay, Kutlukhan Kutlu)









15 Temmuz 2009 Çarşamba

Dehşetengiz (Furioso)

Yazar : Voldemar Lestienne, E Yayınları

Okuduğum en dehşet kitap bu olsa gerek. 2. Dünya Savaşı sırasında geçen bu roman aslında "Üç Silahşörler"in 2.Dünya savaşına uyarlanmış haliydi. İşte mesela Kardinal de Richelieu yerine Winston Churchill, hain Milady yerine nazi ajanı Maria Eberhart... Bütün karakterlerin bir karşılığı vardı.  Mükmmel bir savaş romanı, ne yazık ki devam kitabını ne gördüm ne duydum.


Benim Adım Kırmızı

Yazar : Orhan Pamuk, İletişim Yayınları

16 yüzyılın İstanbulunda geçen bu harikulade kitap bence Orhan Pamuk'un en güzel romanıdır. Padişahın kitabını desenleyen nakkaşların hikayesini okurken resmen o devirlere gidip, bir hayal aleminin İstanbul sokaklarında gezdiğimi hissediyordum. Çok güzel bir kitap. Bu kitaptan sonra Yeni Hayat isimli romanı okumaya çalışmıştım ama ilk sayfadan ileri gidememiştim dostlar.

Masumiyet Müzesi

Yazar : Orhan Pamuk, İletişim Yayınları

Orhan Pambık'ın Nobel ödülü kazandıktan sonra çıkarttığı bu ilk romanını merakla aldım ama okurken o kadar içim daraldı ki, 3 günde zor bitirmiştim.

Kitapta Nişantaşı'lı zengin Kemal Beyin, fakir uzak akraba kızı Füsun'a duyduğu kahredici aşk hikayesi anlatılıyor. Kitabın başı güzeldi, ama sonra Kemal Bey "Füsuuunn, Füsuuun" diye adeta dellenince bana da fenalık bastı, yok işte Füsun'un donu, seviştiklerinde içtiği sigaranın izmaritini filan toplayıp müze kurdu Kemal Bey. Allah belanı versin Kemal Bey, başını yedi Füsun'un. Sonra bu sıkıntılı yerler bitince, yazar girdi işin içine, merhaba ben Orhan Pambık diye başladı anlatmaya, hahaahah, burası güzeldi kitabın. Sonları yine akıcıydı, ama en çok sonunu beğendim. Orhan Pamuk seviyorsanız tavsiye olunur.


Melekler ve Şeytanlar (Angels & Demons)

Dan Brown , Altın Kitaplar

Bu kitap Dan Brown'ın maceraperest arkeoloji profesörü Indiana Jones benzeri kahramanı Robert Langdon'ı ilk yarattığı romandı ama biz Da Vinci Şifresi'nden sonra bu kahramanı keşfetmiştik.

Bu macerada Profesör Langdon, Vatikan'a giderek Papa seçimlerine karışıyor ve esrarlı cinayetleri çözmeye çalışıyordu.

Katolik dünyası sarsıntı içindedir. Papa vefat etmiş ve kardinaller yeni papalık seçimi için Vatikan'da toplanmışlardır. Ne var ki papalığa en kuvvetli aday olan 4 kardinal kaçırılmışlardır. Kardinallerin cesetleri ortaya çıktıkça, Vatikan'da panik yükselir. Cinayetlerin ortak noktası, kurbanlara dağlanan kadim illuminati simgeleridir. Bu simgelerin arkasındaki esrarı çözebilecek tek kişi ise Robert Langdon'dır.

Gerçekten çok zevkli olan bu macera romanını okurken Roma sokaklarında gezmiş kadar oluyorsunuz. Tavsiye olunur.

Da Vinci Şifresi (The Da Vinci Code)

Dan Brown, Altın Kitaplar

Bu meşhur kitabı bir Pazar akşamı okumaya başlamış, ama bırakamayıp ertesi gün işe uykusuz gitmek zorunda kalmıştım. Bilmeceler ve tarihi komplo teorileri ile dolu bu çok zevkli kitap, Paris'de Louvre Müzesinde işlenen bir cinayetle başlıyor ve kahramanımız Harvardlı profesör Robert Langdon, tarihin en büyük esrarını çözmeye çalışıyordu : Kutsal Kasenin sırrı! Bu kitabın çok da güzel bir web sitesi vardı, Lady Charlotte ile o web sitesindeki bulmacaları çözerken çok eğlenmiş idik.

Louvre Müzesinin kuratörü Jacques Saunere, müzenin muazzam galerisinde öldürülmüştür. Yaşlı adam ölürken kendine akıl almaz bir şeyler yapmış ve geride oldukça sembolik bir mesaj bırakmıştır. Konferans için Paris'te bulunan Simgebilim Profesörü Robert Langdon; Saunere'in mesajını çözmek için Fransız polislerce müzeye getirilir. Langdon, genç ve güzel polis kriptologu Sophie Neveu ile sembolik mesajı çözer. Mesaj onları çok daha büyük bir sırra, dünya tarihinde en çok aranılan şeye yönlendirecektir : İsa'nın kayıp kutsal kasesi.

Çok zevkli ve akıcı bir macera romanı, kesinlikle tavsiye olunur.


Garip

Yazar : Kemalettin Tuğcu

Ben bu kitapları nereden bulup da okumuşum anımsamıyorum ama Kemalettin Tuğcu'nun kitapları gerçekten hayalgücünü zorlayan cinstendi.

Garip isimli romanda, çok zengin bir ailenin gelini çirkin bir bebek doğuruyor, bebekten tisssskindiği için çocuğu başından atıyor. Garip dadısıyla köye gidiyor, büyüyüp daktır oluyor, zengin bir kızın gözlerini açıyor, bu arada fakir düşen annesiyle yüzleşiyor falan filannnn ... Allahhh uzak durunn


Çocuk Kalbi (Cuore)

Yazar Edmondo De Amicis

Edmondo De Amicis'in yazdığı bu meşhur romanını çocukken hepimiz okumuş idik. Sanırsam çoğumuza zorla okuttular. Siz sakın okumayın, çocuğunuza da okutmayın. Hani bunun yerine KemalettinTuğcu okusanız yeğdir. Böyle iç bayıcı, duygu sömürüsü, klişe bir romandı. Küçük bir oğlanın bir sene boyunca yaşadıkları anlatılıyordu kitapta. Sonunda tabii bir yığın iyilik dersi veriliyordu.Tek kelimeyle bayık.


Amelia Peabody - Mısır Polisiyeleri Serisi

Yazar : Elizabeth Peters, Oğlak Yayıncılık

Elizabeth Peters'ın yazdığı bu seri, muhteşem romantik polisiye eserlerden oluşuyor. Kahramanımız evde kalmış Amelia Peabody isimli cevval İngiliz hanım, babasından kalan mirasla dünyayı gezmeye başlar ama Mısır'da yaşadığı esrarlı olaylar onu bu ülkeye bağlar. Kendi kadar çılgın Mısırbilimci Emerson ile komik ve esrarlı cinayetleri çözerken bir yandan da kadim Mısır topraklarında kazı yapmayı ihmal etmezler.

Agatha Christie tarzı polisiye olaylar ve olayları çözen Mısır bilimcileri ile hem polisiye sevenlerin hem de antik Mısır meraklılarının bayılacağı bir seri. Ne yazık ki Oğlak Yayınları yarım bıraktı bu seriyi.

Serinin ülkemizde yayınlanan kitapları :

Kumsaldaki Timsah
Firavunların Laneti
Mumya Sandukası
Vadideki Aslan
İsis Rahibesinin Esrarı

Çok severek okuyorum , harika bir seri, kesinlikle okuyun.






Brandenburg

 Glenn Meade, Doğan Kitap

İşte çok sevdiğim Glenn Meade'in en mükemmel romanı, Branderburg. Nazilerin, Almanya'nın hakimiyetini ele geçirmek için Güney Amerika'da başlattıkları operasyonu anlatıyor. Taa son sayfasına kadar o kadar heyecanlı ki, neonazilerin projesini yoketmeye kararlı kahramanlarımızın maceralarını soluk almadan okuyoruz. Glenn Meade'in özellikle bu casusiye temalı romanlarının şahikası işte bu kitap, mutlaka okuyun.



Alacakaranlık Serisi - Twilight Saga

Yazar : Stephenie Meyer, Epsilon Yayınları

Geçen sene Tüyap Kitap Fuarından , o dönemde sürekli kitap eklerinde pompalanan Alacakaranlık ve Yeni Ay kitaplarını almıştım. Sonra kitaplığa bıraktım ve epey yüzlerine bakmadım. Derken bir cumartesi gecesi, saat olmuş 11, uyumak için erken, bari şu kitapları okuyayım dedim. İlk sayfalarda başımdan aşağı kaynar sular indi, ulan Allah kahretmesin çocuk kitabıymış beaa diye kendime kızdım, fakat sonra kitabın akıcılığına kapıldım ve sabahın 5'iydi kitap bitip ben yattığımda. Gerçekten sayfaları yutarcasına okuyorsunuz, böyle bir özelliği var bu kitapların. Pazar sabahı da erkenden kalkıp ikinci kitabı okumuştum. Sonra da Amazon.com'dan sipariş verip orijinalleri getirttim ve bütün seriyi herkesten önce bitirdim. Maalesef zaten evet akıcı ama basit olan ilk kitaptan sona çıta gayet düşüyor, artık son kitaba geldiğimde resmen elimden fırlatmıştım , oeehhh diyerek, halbuki kitaplara asla böyle davranmam. Ancak insana zaman geçirten, hafif kitaplar. Stephenie Meyer daha birşey yazamaz herhalde çünkü JK Rowling zeka ve yaratıcılığına sahip değil. Para basan bir endüstri haline gelen Alacakaranlık'ın ekmeği ona yeter de artar.

Bu serideki kitaplar :

Alacakaranlık
Yeni Ay
Tutulma
Şafak Vakti