dostluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dostluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Mart 2016 Cumartesi
Kayıp Kızın Hikâyesi (Storia della bambina perduta)
Elena Ferrante, Everest Yayınları
Çeviri : Eren Yücesan Cendey
Dördüncü Kitap : Olgunluk,Yaşlılık
Lenu'nun kaleminden okuduğumuz hikayenin son bölümünde; kahramanlarımızın olgunluk dönemini izliyoruz. Mahalledekilerin, Lenu'nun ve Lila'nın hikayeleri sona eriyor artık. Seri bir roman olduğu için ne yazsam bilemiyorum. Yazacağım her şey "spoiler" sayılacak o yüzden susayım.
Kitabı okuduktan sonra yazara hayran kaldığımı belirtmemde sakınca yok. Tam 4 ciltte bize içiçe geçmiş iki yaşamı anlattı. Olağanüstü akıcı, renkli ve samimi anlatımıyla 4 kitabı sular seller gibi okuttu. Ben üçüncü kitapta birazcık Lenu'ya kızıp sürekli anlattığı bunaltıcı evlilik yaşamından sıkılmıştım. Belki Lenu'nun biraz daha az hikayede yer alması buna sebepti. Halbuki son kitapta Lenu kızlarını alıp Napoli'ye geri dönüyor ve Lila ile tekrar bir araya geliyorlar. Bu yüzden kitaptan yine serinin en başındaki gibi keyif aldım.
Çok güzel kitap.
14 Şubat 2016 Pazar
Terk Edenler ve Kalanlar (Storia di chi fugge e di chi resta)
Elena Ferrante, Everest Yayınları
Çeviri : Eren Yücesan Cendey
Üçüncü kitap : Ara Dönem
Napoli romanlarının üçüncüsünü şaşılacak denli uzun sürede okuyup bitirdim. 10 gün filan sürdü okumam. İlk iki romanı şıp diye okumuştum halbuki. Bu üçüncü roman da ilk ikisi gibi gayet akıcı yine de ara vererek okudum.
Kitabın ilk kısmı Lila'nın çalıştığı fabrikada başına gelenleri ve İtalya'daki işçi sınıfının faşistlere karşı mücadelesini okuyoruz. Bu tema kitapta alttan alta sürekli devam eden bir motif zaten. Daha sonra kitabın ekseni Lenu'nun evliliğine evlilik yaşamına kayıyor. Üniversitede Latince profesörü olan kocasını tanıdıkça pek darkafalı ve bağnaz bir adam olduğunu anlıyor Elena. Anlıyor da evliliğin tutsaklığında yaşamaya devam edip iki de çocuk doğuruyor. Sanırım Lenu'ya kızdığım için ve kendisini tokatlayarak kendine getirmek istediğimden bu kısımlarda yavaşladı okuma hızım.
Yıllar geçiyor, yazarımızın kaleminden gayet doğal şekilde okuyoruz zamanın akışını. Lila mahalleye dönüyor ama artık fabrika işçisi değil, çok başarılı bir teknisyen. Elena ise beni bir kere daha delirterek kitap boyunca yaptığı hatalara bir tüy dikiyor.
Karakterlerin yaşadığına beni inandıran, capcanlı nefis bir roman. Artık son bir tane kaldı, dördüncü kitabı bekliyoruz bakalım.
11 Ekim 2015 Pazar
Bahçemdeki Yabancı (A Robot In The Garden)
Deborah Install, Altın Kitaplar
Çeviri : Esat Ören
Kahramanımız Ben'in karısıyla sorunları var, aslında kendiyle de sorunları var. Pek amaçsız, gevşek biri. Üşengeç mi desem? Veteriner hekim olmak istemiş yarım bırakmış. Eski püskü hurda arabasını değiştirmemiş, bahçe kapısını bir türlü tamir etmiyor vs vs. Bir gün Ben'in bahçesine minnacık bir robot geliyor, atları seyreden robotun yanına giden Ben robotçukla konuşmaya başlıyor. Zamanla robotla yakınlaşan Ben, ufaklığın içindeki cam silindirin çatladığını ve bir sıvı sızdırdığını fark ediyor. Böylece üşengeçliğini yenerek robot Tang ile beraber inanılmaz bir yolculuğa çıkıyor.
Zevkli bir kitaptı, sevdim. Dostluk hikayesi ya da yol macerası olarak okuyabilirsiniz. Ben her iki türü de severim. Bunu da beğendim.
Çeviri : Esat Ören
Kahramanımız Ben'in karısıyla sorunları var, aslında kendiyle de sorunları var. Pek amaçsız, gevşek biri. Üşengeç mi desem? Veteriner hekim olmak istemiş yarım bırakmış. Eski püskü hurda arabasını değiştirmemiş, bahçe kapısını bir türlü tamir etmiyor vs vs. Bir gün Ben'in bahçesine minnacık bir robot geliyor, atları seyreden robotun yanına giden Ben robotçukla konuşmaya başlıyor. Zamanla robotla yakınlaşan Ben, ufaklığın içindeki cam silindirin çatladığını ve bir sıvı sızdırdığını fark ediyor. Böylece üşengeçliğini yenerek robot Tang ile beraber inanılmaz bir yolculuğa çıkıyor.
Zevkli bir kitaptı, sevdim. Dostluk hikayesi ya da yol macerası olarak okuyabilirsiniz. Ben her iki türü de severim. Bunu da beğendim.
15 Eylül 2015 Salı
Yeni Soyadının Hikayesi (Storia del nuovo cognome)
Elena Ferrante, Everest Yayınları
Çeviri : Eren Yücesan Cendey
İkinci Kitap : Gençlik
Sağolsun Everest Yayınları, Napoli romanları serisinin ikinci kitabını ilkinin ardından hemen yayınladı da Lenu ile Lila'nın hikayesini merak ederken tükenip gitmedik. Darısı üçüncü ve dördüncü kitaplara diyorum. Aslında hepsinin çıkmasını bekleyip bir anda okumak da çok güzel olabilir çünkü insan bittikçe daha da okumak istiyor bu romanları!
Yeni Soyadının Hikayesi, Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım'ın bittiği andan intibaren Lila ile Lenu'nun yaşadıklarını Lenu'nun ağzından anlatmaya devam ediyor. Lila 16 yaşında evlenmiştir fakat o bir soyadı ile tutsak edilemeyecek denli tutkulu, zeki, pervasız ve cüretkardır. Evlilik yoluyla edindiği parayı elinin kiri gibi savurmaktan imtina etmez. Lenu ise fakirlikten, mahelleden kurtulmak için var gücüyle çalışmaya, okumaya devam eder. Nino'yu gizliden gizliye sever. Lila ile beraber tatile çıktıklarında ikisinin de hayatı sarsılır.
Kızların hayatındaki gelişmeleri takip ederken, ilk romandan tanıdığımız mahallenin diğer gençlerinin de hikayeleri devam ediyor tabii. Hepsi birbiriyle iç içe geçmiş bir hayat sürüyorlar. Lila evlilik, Lenu ise üniversite sayesinde bu iç içe olma halinden uzaklaşıyorlar ama birbirlerinden kopamıyorlar. Ve biz, biraz daha, biraz daha okumak istiyoruz bu hayatları.
Elena Ferrante harikulade yazıyor. Üçüncü kitabın bir an evvel yayınlanmasını bekliyorum.
Çeviri : Eren Yücesan Cendey
İkinci Kitap : Gençlik
Sağolsun Everest Yayınları, Napoli romanları serisinin ikinci kitabını ilkinin ardından hemen yayınladı da Lenu ile Lila'nın hikayesini merak ederken tükenip gitmedik. Darısı üçüncü ve dördüncü kitaplara diyorum. Aslında hepsinin çıkmasını bekleyip bir anda okumak da çok güzel olabilir çünkü insan bittikçe daha da okumak istiyor bu romanları!
Yeni Soyadının Hikayesi, Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım'ın bittiği andan intibaren Lila ile Lenu'nun yaşadıklarını Lenu'nun ağzından anlatmaya devam ediyor. Lila 16 yaşında evlenmiştir fakat o bir soyadı ile tutsak edilemeyecek denli tutkulu, zeki, pervasız ve cüretkardır. Evlilik yoluyla edindiği parayı elinin kiri gibi savurmaktan imtina etmez. Lenu ise fakirlikten, mahelleden kurtulmak için var gücüyle çalışmaya, okumaya devam eder. Nino'yu gizliden gizliye sever. Lila ile beraber tatile çıktıklarında ikisinin de hayatı sarsılır.
Kızların hayatındaki gelişmeleri takip ederken, ilk romandan tanıdığımız mahallenin diğer gençlerinin de hikayeleri devam ediyor tabii. Hepsi birbiriyle iç içe geçmiş bir hayat sürüyorlar. Lila evlilik, Lenu ise üniversite sayesinde bu iç içe olma halinden uzaklaşıyorlar ama birbirlerinden kopamıyorlar. Ve biz, biraz daha, biraz daha okumak istiyoruz bu hayatları.
Elena Ferrante harikulade yazıyor. Üçüncü kitabın bir an evvel yayınlanmasını bekliyorum.
4 Eylül 2015 Cuma
Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım (L'amica Geniale)
Elena Ferrante, Everest Yayınları
Çeviri : Eren Yücesan Cendey
Birinci Kitap : Çocukluk, Ergenlik
Hemen söyleyeyim, harikulade bir roman, Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım. Kahramanlarımız Elena, yani Lenu ile Rafaella yani Lila. 1950'lerde fakir bir Napoli mahallesinde yaşayan iki küçük kız, o civarda herkesin korktuğu Don Achille'in apartmanındaki karanlık merdivenlere tırmandıkları gün dost oluyorlar. Kızların dostluklarının hikayesini bize Lenu anlatıyor. İki kız beraber ilkokula gidiyorlar, Lenu çok çalışıyor, Lila ise çaba göstermeden birinci olabilecek denli zeki. Ne var ki ailesi okutmayacaktır Lila'yı ve Lenu eğitim mücadelesine devam ederken Lila bambaşka deneyimler yaşayacaktır.
Kitabın enfes bir dili var, olaylar su gibi akıp giderken, Napoli, mahalle, kunduracı, marangoz, deli dul kadın, pastane, şarküteri... hepsi rengarenk üç boyutlu bir film gibi etrafımızda canlanıyor. Kitap bizi alıp o mahalleye götürüyor, herkesi tanıyoruz, hepsinin Lenu ile Lila'nın öykülerine karışan hikayelerini öğreniyoruz. Beri yandan kızların büyümelerini, yavaş yavaş oğlanlarla yakınlaşmaları, aralarındaki hiç bitmeyen rekabet ve dostluk sayfalar boyu tırmanmaya devam ediyor.
Cıvıl cıvıl ve son derece insancıl bir roman, kız çocuğu olmayı, mahalleli olmayı, genç kız olmayı, arkadaş olmayı anlatıyor. Şiir gibi, çok sevdim.
Çeviri : Eren Yücesan Cendey
Birinci Kitap : Çocukluk, Ergenlik
Hemen söyleyeyim, harikulade bir roman, Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım. Kahramanlarımız Elena, yani Lenu ile Rafaella yani Lila. 1950'lerde fakir bir Napoli mahallesinde yaşayan iki küçük kız, o civarda herkesin korktuğu Don Achille'in apartmanındaki karanlık merdivenlere tırmandıkları gün dost oluyorlar. Kızların dostluklarının hikayesini bize Lenu anlatıyor. İki kız beraber ilkokula gidiyorlar, Lenu çok çalışıyor, Lila ise çaba göstermeden birinci olabilecek denli zeki. Ne var ki ailesi okutmayacaktır Lila'yı ve Lenu eğitim mücadelesine devam ederken Lila bambaşka deneyimler yaşayacaktır.
Kitabın enfes bir dili var, olaylar su gibi akıp giderken, Napoli, mahalle, kunduracı, marangoz, deli dul kadın, pastane, şarküteri... hepsi rengarenk üç boyutlu bir film gibi etrafımızda canlanıyor. Kitap bizi alıp o mahalleye götürüyor, herkesi tanıyoruz, hepsinin Lenu ile Lila'nın öykülerine karışan hikayelerini öğreniyoruz. Beri yandan kızların büyümelerini, yavaş yavaş oğlanlarla yakınlaşmaları, aralarındaki hiç bitmeyen rekabet ve dostluk sayfalar boyu tırmanmaya devam ediyor.
Cıvıl cıvıl ve son derece insancıl bir roman, kız çocuğu olmayı, mahalleli olmayı, genç kız olmayı, arkadaş olmayı anlatıyor. Şiir gibi, çok sevdim.
1 Şubat 2015 Pazar
Mucizeleri Saymak (Counting by 7s)
Holly Goldberg Sloan, Domingo Yayınları
Çeviri : Şiirsel Taş
Küçük Willow Chance'in annesiyle babası trafik kazasında ölünce, Willow yeryüzünde yapayalnız kalır. Pek normal bir kız değildir zaten, dahi derecesinde zeki, evin arka bahçesinde kendi botanik bahçesini yetiştiren, küçük tekerlekli bir bavulla dolaşan, bir tanecik olsun arkadaş edinebilmek için Vietnamca öğrenebilen bu kızın tek bir akrabası, bir tane dostu bile yoktur. Ta ki o meşum güne kadar. Willow ve etrafında ona yakın olan herkesin hayatı bu kazadan sonra değişecektir.
Bu küçük kitap adeta masal gibi, pek tatlı ve umut dolu bir dostluk ve sevgi öyküsü anlatıyor. Renkli karakterlerle dolu : Taksi şoförü Jairo, küçük Vietnamlı Mai ve annesi ile erkek kardeşi, kaybeden insan Dell Duke... Hepsini çok ama çok sevdim. Bir nevi büyülü gerçeklik romanı, iyilik yap iyilik bul tadında bir hikaye anlatan, pozitif enerji yüklü bir kitap.
22 Eylül 2013 Pazar
Harry Q. Davası'nın Ardındaki Gerçek (La verite sur l'Affaire Harry Quebert)
Joel Dicker, Can Yayınları
Marcus Goldman ilk kitabı ile şöhrete ve zenginliğe ulaşmış gencecik bir yazardır. İkinci romanını bitirip yayıncıya teslim etme zamanı geldiğindeyse, o daha yazmaya başlamamıştır bile. Marcus, büyük bir tıkanma yaşamaktadır ve son çare olarak; üniversitede ona akıl hocalığı yapmış; giderek en yakın ve biricik dostu haline gelmiş Harry Quebert'in deniz kenarındaki evine kaçar. Oradayken, Harry'nin geçmişte Lola isimli pek genç bir kızla fırtınalı bir aşk yaşadığını kazara öğrenir. Harry, bu aşkı anlattığı romanı ile Amerika'nın efsane yazarların biri olmuştur zamanında.
Marcus, romanına başlayamadan New York'a geri döner ve ikinci kitabın son teslim tarihine günler kala tüyler ürpertici bir haber alır. Harry'nin bahçesinde bir iskelet bulunmuştur. İskelet Harry'nin hayatının biricik aşkı Lola'ya aittir. Marcus, kitabı boşverip kasabaya geri döner ve akıl hocasının 30 sene önce yaşadığı ümitsiz aşkın; gerçekte olan bitenlerin peşine düşer.
Harry Q. Davası, tam 659 sayfalık bir roman. Bir pazar günü sabahtan akşama kadar hiç durmadan okuyup bitirdim, kitabı elinizden bırakmanız ya da ara vermeniz olanaksız bence. Sular seller gibi akıcı yazılmış roman. Marcus geçmişi deştikçe 70'li yıllarda yaşananları okuyoruz, beri yandan günümüzde Marcus'un kasabada araştırmalarını takip ediyoruz. Geçmişte işlenmiş bir cinayetin peşinden koştuğumuz için polisiye diyebiliriz ancak Harry ve Lola aşkı bir o kadar çarpıcı, okuduğum en güzel aşk hikayelerinden biriydi. Lola inanılmaz bir karakter. Öte yandan Marcus ile Harry'nin güçlü dostlukları da çok etkileyici. Her bölüm, Harry'nin Marcus'a verdiği bir öğütle başlıyor, bunlar altı çizilesi cümleler kesinlikle. Marcus'un hiç görmediğimiz annesi ile telefon muhabbetleri ise evlere şenlik:)
Bayıldım, harika bir kitap. Severek tavsiye ediyorum.
Marcus Goldman ilk kitabı ile şöhrete ve zenginliğe ulaşmış gencecik bir yazardır. İkinci romanını bitirip yayıncıya teslim etme zamanı geldiğindeyse, o daha yazmaya başlamamıştır bile. Marcus, büyük bir tıkanma yaşamaktadır ve son çare olarak; üniversitede ona akıl hocalığı yapmış; giderek en yakın ve biricik dostu haline gelmiş Harry Quebert'in deniz kenarındaki evine kaçar. Oradayken, Harry'nin geçmişte Lola isimli pek genç bir kızla fırtınalı bir aşk yaşadığını kazara öğrenir. Harry, bu aşkı anlattığı romanı ile Amerika'nın efsane yazarların biri olmuştur zamanında.
Marcus, romanına başlayamadan New York'a geri döner ve ikinci kitabın son teslim tarihine günler kala tüyler ürpertici bir haber alır. Harry'nin bahçesinde bir iskelet bulunmuştur. İskelet Harry'nin hayatının biricik aşkı Lola'ya aittir. Marcus, kitabı boşverip kasabaya geri döner ve akıl hocasının 30 sene önce yaşadığı ümitsiz aşkın; gerçekte olan bitenlerin peşine düşer.
Harry Q. Davası, tam 659 sayfalık bir roman. Bir pazar günü sabahtan akşama kadar hiç durmadan okuyup bitirdim, kitabı elinizden bırakmanız ya da ara vermeniz olanaksız bence. Sular seller gibi akıcı yazılmış roman. Marcus geçmişi deştikçe 70'li yıllarda yaşananları okuyoruz, beri yandan günümüzde Marcus'un kasabada araştırmalarını takip ediyoruz. Geçmişte işlenmiş bir cinayetin peşinden koştuğumuz için polisiye diyebiliriz ancak Harry ve Lola aşkı bir o kadar çarpıcı, okuduğum en güzel aşk hikayelerinden biriydi. Lola inanılmaz bir karakter. Öte yandan Marcus ile Harry'nin güçlü dostlukları da çok etkileyici. Her bölüm, Harry'nin Marcus'a verdiği bir öğütle başlıyor, bunlar altı çizilesi cümleler kesinlikle. Marcus'un hiç görmediğimiz annesi ile telefon muhabbetleri ise evlere şenlik:)
Bayıldım, harika bir kitap. Severek tavsiye ediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










