Suç, 2011'in en meşhur kitaplarından biri. Nisan ayında çıkmıştı, ben de Mayıs'ta alıp okumuştum ama nedense buraya yazmamışım. Halbuki Suç, kesinlikle bahsedilmeyi hakeden müthiş bir kitap.
Kitabın yazarı bir savunma avukatı; meslek hayatı boyunca akla hayale gelmedik suçlarla karşılaşmış. Bazen masumları, bazen de suçluları savunmuş. Sonunda bu gerçek hikayeleri oturup yazdığında ortaya çıkan kitap çok şaşırtıcı. Vakaların gerçekten yaşanmış olması dehşete düşürüyor insanı, neler oluyor şu hayatta diyoruz okurken. Neredeyse filmlerde, romanlarda görebileceğimiz inanılması güç olaylar, gerçekten yaşanmışlar ama! Yazar bu olayları salt kendi tarafından, hukukçu açısından anlatmamış; sanığın yaşadığı durumları sanki oradaymışçasına hikayelendirmiş; suçun gerisinde yatan sebepleri ortaya koymaya çalışmış. Sonuçta bir çırpıda okunan, çarpıcı bir kitap çıkmış ortaya.
Kitabı Mayıs ayında okuduğum halde hala aklımdan çıkmayan 2 hikaye var. Biri müzede unutulan raptiyeli bekçi; diğeri de Irina ile şişman, ölü adam. Adaletin sağlanışı açısından bu iki hikaye beni özellikle etkilediler.
Eğer hala okumadıysanız kaçımayın derim.
Kediler ve Kitaplar'da Çavlan'ın Suç üzerine nefis yazısını da buradan mutlaka okuyun.. O yazıdan sonra hemen koşarak almıştım kitabı:)
