19 Eylül 2015 Cumartesi

Her Gün (Every Day)

David Levithan, Pegasus Yayınları

Çeviri: Derya İmer Aydınlık


Kitabın hikayesi gerçekten çok enteresan ve ilgi çekici. Kahramanımız A., her sabah bir başka bedende uyanıyor. Doğduğundan beri bu böyle. Sebebi muamma. Bebekken tabii anlamamış bunu, çocukken ise normal zannetmiş. Büyüdükçe, insanların hayatındaki sürekliliği ayrımsamış. Şimdi 16 yaşında ve her sabah 16 yaşında bir başka kız veya oğlanın bedeninde uyanıyor. O bedenin hafızasına erişip o kişi adına günü yaşıyor. Ama kendi benliğine sahip, kendinin bilincinde. E-postası bile var. Bir sabah bedeninde uyandığı bir delikanlının kız arkadaşına aşık oluveriyor. Kızın adı Rhiannon. (Ben kitabı okurken bu isim her karşıma çıktığında Riyanna diye okuyup geçtim)  Bizimki aşık oldu ya, sonraki günlerde hangi bedende uyanırsa uyansın, bir yolunu bulup Rhiannon'a gidiyor.

Dediğim gibi konu inanılmaz enteresan ve çok merak uyandırıcı. Ama sanki harcanmış konu, olmamış. A.'nın durumu hakkında daha çok detay olmalıydı, sonra nasıl hep aynı civardaki bedenlerde var oluyor, ne bileyim ülkenin başka bir yerindeki bir bedende neden uyanmıyor, hatta neden başka bir ülkede uyanmıyor eğer gezici bir benlikse A.?

Kaçırılmış bir fırsat diyorum Her Gün için.


15 Eylül 2015 Salı

Yeni Soyadının Hikayesi (Storia del nuovo cognome)

Elena Ferrante, Everest Yayınları

Çeviri : Eren Yücesan Cendey

İkinci Kitap : Gençlik


Sağolsun Everest Yayınları, Napoli romanları serisinin ikinci kitabını ilkinin ardından hemen yayınladı da Lenu ile Lila'nın hikayesini merak ederken tükenip gitmedik. Darısı üçüncü ve dördüncü kitaplara diyorum. Aslında hepsinin çıkmasını bekleyip bir anda okumak da çok güzel olabilir çünkü insan bittikçe daha da okumak istiyor bu romanları!

Yeni Soyadının Hikayesi, Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım'ın bittiği andan intibaren Lila ile Lenu'nun yaşadıklarını Lenu'nun ağzından anlatmaya devam ediyor. Lila 16 yaşında evlenmiştir fakat o bir soyadı ile tutsak edilemeyecek denli tutkulu, zeki, pervasız ve cüretkardır. Evlilik yoluyla edindiği parayı elinin kiri gibi savurmaktan imtina etmez. Lenu ise fakirlikten, mahelleden kurtulmak için var gücüyle çalışmaya, okumaya devam eder. Nino'yu gizliden gizliye sever. Lila ile beraber tatile çıktıklarında ikisinin de hayatı sarsılır.

Kızların hayatındaki gelişmeleri takip ederken, ilk romandan tanıdığımız mahallenin diğer gençlerinin de hikayeleri devam ediyor tabii. Hepsi birbiriyle iç içe geçmiş bir hayat sürüyorlar. Lila evlilik, Lenu ise üniversite sayesinde bu iç içe olma halinden uzaklaşıyorlar ama birbirlerinden kopamıyorlar. Ve biz, biraz daha, biraz daha okumak istiyoruz bu hayatları.

Elena Ferrante harikulade yazıyor. Üçüncü kitabın bir an evvel yayınlanmasını bekliyorum.





13 Eylül 2015 Pazar

İpekböceği (The Silkworm)

Robert Galbraith, Pegasus Yayınları

Çeviri : Zeynep Heyzen Ateş

Bir Cormoran Strike polisiyesi.


Kraliçemiz J.K. Rowling'in Robert Galbraith mahlası ile yayınladığı ikinci Cormoran Strike polisiyesini ilkinden daha çok sevdim. Takma bacaklı, esaslı kahramanımıza hayranım zaten. Bu macerada sekreter Robin'in işin içine biraz daha girmesi, Cormoran ile davada çalışması çok hoşuma gitti. Acaba aralarında bir şey olacak mı?  İkili olup davaları beraber çözecekler mi diye merak ettim. İlerleyen maceralarda öğreneceğiz artık Robin ile Cormoran'ın ilişkisinin mahiyetini.


Bu davada Cormoran kayıp bir yazarın peşinde koşuyor. Pek ünlü olmayan yazar Owen Quine, skandal yaratan bir kitabı bomba gibi ortaya bırakıp kaybolmuştur. Edebiyat dünyasından tanınmış kişilerin berbat sırlarını mide bulandırıcı şekilde ifşa eden kitabın taslağı ortalığı karıştırmıştır. Strike, yayıncılık dünyasına dalarak yazarı bulmaya çalışır. Tabii dava kaçınılmaz olarak cinayet vakasına dönüşecektir.


Günümüz Londrası kitabın arka fonunu yine mükemmel dolduruyor. Zaten bu serinin en sevdiğim özelliklerinden biri Londra'da geçmesi. Cormoran'ın yürüdüğü sokaklarda, yemek yediği pub'larda onunla berabermişim hissi veriyor. Bir de Robin'in heyecanla Prens William ile Kate'in nişan haberinden bahsetmesine bayıldım tabii:)


Üçüncü kitabı bekliyorum:)






12 Eylül 2015 Cumartesi

Korsan Günlükleri (Pirate Latitudes)

Michael Crichton, Altın Kitaplar

Çeviri : Emil Selim Bayındır


Bu kitabı D&R'ın yaz kampanyasından 5 liraya almıştım. Neyse ki tam fiyatından almamışım. Büyük hayal kırıklığı yaşattı. Sonradan araştırınca öğrendim ki, Michael Crichton aslında bu kitabı yayınlamamış. Adamcağız öldükten sonra bilgisayarında bulup piyasaya sürmüşler. Yahu adam bunu bastırmadıysa bir bildiği vardır değil mi? Son derece sıkıcı, olmamış bir kitap bu. Motorsuz araba gibi. Ay Karayip Korsanları, hazine aman aman deyip okumaya değmez bence.

Vakit kaybı.



Soğuk Granit (Cold Granite)

Stuart MacBride, Artemis Yayınlrı

Çeviri : Barbaros Bostan


Bir Logan McRae polisiyesi.


Granit Şehir diye bilinen İskoçya'daki Aberdeen kentinde, korkunç çocuk cinayetleri işlenmeye başlar. Kahramanımız dedektif Logan McRae katilin peşine düşer.

Güzel bir polisiye Soğuk Granit. Karakterleri çok renkli. Logan zaten hemen sevilesi bir dedektif. Yardımcısı Memur Watson nefis bir erkek Fatma, küfürlü konuşması, kendini ezdirmemesi, korkusuzluğu ile harika bir kahraman. Bunların başmüfettişi Insch, gıcık olması için yazılmış ama bana bir şekilde sempatik geldi, habire şeker yemesi çok hoştu. Kitabın bir yerinde Ian Rankin'in polisiye kitaplarına laf sokmasına da çok güldüm. Bir de pislik gazeteci Miller var ki, sonuçta ona bile sempati besledim.

Kurbanlar çocuk olduğu için normal bir polisiyeden daha rahatsız edici bu hikaye ama sevdim bu kitabı. İkinci macerası da Ölüm Işığı ismiyle Artemis'ten çıktı, onu da okumak istiyorum.



11 Eylül 2015 Cuma

Ay ve Güneş (The Moon and The Sun)


Vonda McIntyre, İthaki Yayınları

Çeviri : Aslı Genç


Roman Fransa'nın meşhur güneş kralı 14.Louis'nin devrinde Versailles sarayında geçiyor. Saraya yeni gelen tecrübesiz genç kız Marie Josephe, kralın yeğenine nedimelik etmektedir. Marie Josephe'nin ağabeyi Yves ise kral için deniz canavarları avladığı seferinden başarıyla dönmüştür. Ölü erkek deniz canavarı ile canlı ele geçirdiği dişi deniz canavarını krala sunan Yves ile Marie Josephe bir anda sarayın ilgisini çekerler. Marie Josephe, harika Versailles bahçelerindeki bir havuzda esir tutulan dişi deniz canavarı ile anlaşmanın bir yolunu bulur. Çok geçmeden Şehrzad ile dost olan Marie Josephe, deniz kadınının hayatını kurtarmak için mücadele etmeye başlar.


Kitabı fantastik olarak tanımlamak ne denli doğru bilemedim. Kitataki tek fantastik şey deniz canavarı idi. Kitap daha çok 14.Louis ve asilzadelerin yaşadığı görkemli Versailles sarayına yeni gelen Marie Josephe'nin sarayın adabı muaşeret kanunlarını öğrenmesini ve aşkı bulmasını anlatıyor. Versailles'daki o debdebeli, şatafatlı hayat çok nefis ve detaylı tasvir ediliyor. Fransa tarihini ve saraylıların yaşamını sevdiğim için ben zevkle okudum. Ama herkese hitap etmeyebilir özellikle amaç fantastik roman okumaksa At ve Güneş'i pas geçebilirsiniz.


Tarihi roman sevenlerin zevk alacağı bir kitap.



9 Eylül 2015 Çarşamba

Centilmenler ve Oyuncular (Gentlemen and Players)


Joanne Harris, Altın Kitaplar

Çeviri : Suzan Cenani Alioğlu


Daha önce hiç Joanne Harris okumamıştım. Şimdi bütün kitaplarını okumak istiyorum. Centilmenler ve Oyuncular dört dörtlük bir romandı.


Olaylar tam romanlara layık klasik İngiliz yatılı okulunda geçiyor. Hikayeyi iki ağızdan okuyoruz: Şah yani kolejin emektar Latince öğretmeni Mr Straitley ve piyon, yıllarca St Oswald's okulunu ve seçkin öğrencilerini uzaktan izleyerek bilenmiş bir çocuk. Okulun yeni döneminde şah ve piyon karşı karşıya geliyorlar. Pek dikkat çekmeyen ufak tefek hadiselerle başlayan olaylar tam da bir kartopunun yuvarlanıp büyümesi gibi hızla çığırından çıkıyor


Okuması son derece zevkli, merak duygusu sonuna dek devam eden mükemmel bir roman bu. Mr Straitley harika bir karakter. Hikayede düğümlerin çözülüşünü yazar müthiş kurgulamış.

Çok beğendim!



7 Eylül 2015 Pazartesi

Kahire'nin Yanan Melekleri (Dogstar Rising)


Parker Bilal, Kırmızı Kedi Yayınevi

Çeviri : İdil Dündar


Makana 2.Kitap


Makana, turistik bir seyahat firmasında gizli görevdedir. Görevi de firmanın patronuna gelen tehdit mektuplarını kimin gönderdiğini bulmaktır. Ofisin sekreteri diğer çalışanlara göre daha seçkin olduğu için Makana'nın dikkatini çeker. Güzel Meyra aslında mektupların kendine gönderildiğini düşünmektedir. Meyra Kıpti'dir, kocası ise çalışmaları ile imamları öfkelendiren laik bir müslüman yazardır.  Kocası üniversiteden atılıp, Meyra'nın sözleşmesi feshedilince kadın kimliğini gizleyip seyahat firmasında işe başlamıştır.


Bir anda gerçekleşen olaylar Makana'yı tehdit mektuplarından ötesini araştırmaya iter. Mısır'ın Sudan'a dönmesi korkusuyla yaşayan Makana, araştırması esnasında geçmişin hayaletleri ile karşılaşır.


Makana'yı çok ama çok seviyorum. Kahire'den sonra bu macerada Luksor'a kadar uzanıyor kahramanımız. Neyse ki Kırmızı Kedi seriyi basmaya devam edecek.

Nefis bir roman ve zevkli bir polisiye!



4 Eylül 2015 Cuma

Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım (L'amica Geniale)

Elena Ferrante, Everest Yayınları

Çeviri : Eren Yücesan Cendey


Birinci Kitap : Çocukluk, Ergenlik


Hemen söyleyeyim, harikulade bir roman, Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım. Kahramanlarımız Elena, yani Lenu ile Rafaella yani Lila. 1950'lerde fakir bir Napoli mahallesinde yaşayan iki küçük kız, o civarda herkesin korktuğu Don Achille'in apartmanındaki karanlık merdivenlere tırmandıkları gün dost oluyorlar. Kızların dostluklarının hikayesini bize Lenu anlatıyor. İki kız beraber ilkokula gidiyorlar, Lenu çok çalışıyor, Lila ise çaba göstermeden birinci olabilecek denli zeki. Ne var ki ailesi okutmayacaktır Lila'yı ve Lenu eğitim mücadelesine devam ederken Lila bambaşka deneyimler yaşayacaktır.

Kitabın enfes bir dili var, olaylar su gibi akıp giderken, Napoli, mahalle, kunduracı, marangoz, deli dul kadın, pastane, şarküteri... hepsi rengarenk üç boyutlu bir film gibi etrafımızda canlanıyor. Kitap bizi alıp o mahalleye götürüyor, herkesi tanıyoruz, hepsinin Lenu ile Lila'nın öykülerine karışan hikayelerini öğreniyoruz. Beri yandan kızların büyümelerini, yavaş yavaş oğlanlarla yakınlaşmaları, aralarındaki hiç bitmeyen rekabet ve dostluk sayfalar boyu tırmanmaya devam ediyor.

Cıvıl cıvıl ve son derece insancıl bir roman, kız çocuğu olmayı, mahalleli olmayı, genç kız olmayı, arkadaş olmayı anlatıyor. Şiir gibi, çok sevdim.





3 Eylül 2015 Perşembe

Kahire'de Kayıp (The Golden Scales)


Parker Bilal, Kırmızı Kedi Yayınevi

Çeviri : Ali Cevat Akkoyunlu


Makana 1.Kitap

Makana, Sudan'daki İslami devrimden kaçarak Kahire'ye gelmiş eski bir polis memuru. Nil nehri üzerinde döküntü bir teknede yaşıyor ve iki yakasını bir araya getirmek için dedektiflik yapıyor.


Mısır'ın en zengin adamlarından Saad Hanefi, her nasılsa Makana'yı bulup ona bir iş teklif ediyor. Hanefi'nin sahip olduğu futbol takımının yıldız oyuncusu Adil Romario ortadan kaybolmuştur. Hanefi hem oğlu gibi sevdiği delikanlıyı bulmak hem de futbol takımını krizden kurtarmak istemektedir. Böylece kahramanımız Kahire sokaklarında kayıp gencin peşine düşer.


Bayıldım, nefis bir polisiye. En güzel yanı Kahire atmosferini mükemmel şekilde kullanması. Okuması çok zevkli bir polisiye roman.




31 Ağustos 2015 Pazartesi

Sherlock Holmes El Kitabı (The Sherlock Holmes Handbook)


Ransom Riggs, Nemesis Kitap

Çeviri : Nazlı Ceyhan Sümter


Bu kitap küçük ve ciltli. Eski kitaplara benzediği için hoşunuza gidiyor. Kitap bize Sherlock Holmes yöntemlerini kullanarak akıl yürütmeyi ve başkalarının göremediğini görmeyi öğretmeye çalışıyor.

Kitapta "Bir Zanlı Nasıl Sorgulanır", "Bir Suç Dehasını Nasıl Alt edersiniz", "Sahte Ölümünüzü Nasıl Planlarsınız" , "Parmak İzi Nasıl İncelenir" gibi bölümler var.

Eğlenceli ancak gayet gereksiz, vakit kaybı bir kitap:)






30 Ağustos 2015 Pazar

Superman Yeni Dünya 2 (Superman Earth One Volume Two)


J.Michael Straczynski, YKY Yayınları

Çizer : Shane Davis

Çeviri : Anıl Bilge



Yeni nesil Superman hikayesinin ikinci bölümünü daha çok beğendim. Bu bölümde Superman'in enerji emen bir canavarla mücadelesini okuduk. Öyle ki Superman'in uzaylı gücü yaratığı daha da güçlendiriyor idi. Ayrıca Lex Luthor ortaya çıktı ama yine bildiğimiz eski hikayeden çok çok farklı bir şekilde.

Zevkli bir çizgi roman.







Batman - Baykuşlar Şehri (Batman Volume 2 : The City Of Owls)


Scott Snyder, JBC Yayıncılık

Çeviri : Cenk Könül


Batman Baykuşlar Divanı ile başlayan maceranın sonu. Bruce Wayne'nin ailesine ait büyük bir sırrı öğrenmesi ile sona eriyor. İkinci kısımda yine Scatt Snyder'in yazdığı Makinedeki Hayalet diye başka bir hikaye var.


Çeviri ve baskı kalitesi yine mükemmel.






29 Ağustos 2015 Cumartesi

Tek İsim, Tek Kader (Will Grayson, Will Grayson)


John Green ve David Levithan, Pegasus Yayınları

Çeviri : Çiçek Eriş



Aynı Yıldızın Altı kitabından sonra John Green'in nesi çıksa okuyorum. Bu kitabı bir başka yazar ile beraber yazmış adamımız. Kitap, 2 gencin etrafında dönüyor, ikisinin de ismi, şansa bak, Will Grayson. Paralel olarak giden hikayeleri yazarlarımız sırayla yazmış, bir onu bir berikini okuyoruz.


En iyi arkadaşı Will Grayson olan devasa gey futbolcu Tıfıl, silsileli karmaşık olaylar neticesinde tanıştığı başka bir şehirde yaşayan depresif oğlana aşık oluyor. İşte o bunalımlı oğlanın adı da Will Grayson. Yardımcı karakter olarak tipik John Green gençleri de var tabi etraflarında.


Kahramanlarımız hikaye boyunca aşkı, dostluğu ve sevgiyi sorguluyor. Beri yandan da bir müzikal sahneye koymaya çalışıyorlar. Benim en sevdiğim kısım da bu müzikal idi kitapta.


Başlarda biraz sıkıldım ama devamında severek okudum.






Justice League 1 Başlangıç (Justice League - Volume 1 Origin)


Geoff Johns, Yapı Kredi Yayınları

Çizer : Jim Lee

Çeviri : Anıl Bilge



Okuduğum ilk Justice League macerası idi. Süper kahramanlar grubunun nasıl kurulduğunu anlatan epik bir maceraydı, çok beğendim.

Kahramanlarımız: Adamın dibi Batman, Superman, gereksiz ve manasız Green Lantern, şahane Amazon prensesi Wonder Woman, Atlantisli Aquaman, sempatik Barry Allen yani The Flash ve önceden tanımadığım Cyborg. Hepsi bir olup Darkseid'e karşı savaştılar.Çok güzeldi, devamını da okuyacağım.





Superman Yeni Dünya (Superman Earth One)


J.Michael Straczynski, YKY Yayınları

Çizer : Shane Davis

Çeviri : Anıl Bilge



Yeni Dünya, Superman hikayesinin en başına giderek bize hikayeyi sıfırdan tekrar anlatıyor. Metropolis'e gelen genç Clark kendine iş bulup normal bir hayat yaşamayı hayal ederken kendini dünyayı istila eden uzaylı güçlerle karşı karşıya buluyor.

Bu yeni nesil Superman hikayesini pek sevmesem de çizimleri hoş, devamını da okurum.





Böyle Sustu Zerdüşt


Nicolas Wild, Esen Kitap

Çeviri : İbrahim Şahin


Çizgi tarzıyla Marjane Satrapi'nin Persepolis'ini andıran, harikulade bir çizgi roman Böyle Sustu Zerdüşt.

Nicolas, bir takım olayların sonucunda Paris'te tanıştığı Sofya'nın peşinden Tahran'a gider. Sofya'nın babası Zerdüşti cemaatinin önde gelenlerinden biridir ve cinayete kurban gitmiştir.


Sofya'nın peşinden ülkeyi dolaşan Nicolas İran'ı tanır, Zerdüştilik inancını öğrenir. Biz de onunla beraber bu kadim kültürün ve tarihi bir uygarlığın içinde kayboluruz.


Çok çok güzel bir çizgi roman. İran'da Nicolas ve arkadaşları ile gezmek, bu komşu kültürü tanımak ve Zerdüştlük hakkında bilgi edinmek hem meraklı hem de zevkli idi. Çok beğendim.



28 Ağustos 2015 Cuma

Peri Masalı (To Marry A Prince)


Sophie Page, Feniks Yayınları

Çeviri : Aslı Tümerkan



Kate Middleton & Prens William aşkından esinlenerek yazılmış, boş beleş, rezil, pespaye bir roman. Doğma büyüme bir Londra kızı, Galler Prensini ilk görüşte tanımayacak ha! Benim bile Kraliçe'nin 2. kuşak kuzenlerine kadar tanıdığımı düşünecek olursa, kitap en başta hikayesini kurduğu noktadan kaybediyor. Bunun dışında da zaman, kağıt, mürekkep ve para israfı. Korsan Günlükleri ile beraber senenin en kötü kitabı.




25 Ağustos 2015 Salı

Ateş Laneti (Once Burned)


Jeaniene Frost, Artemis Yayınları

Çeviri : Bilge Gündüz


Bir Gece Avcısı Dünyası romanı.


Yazarımızın Gece Avcısı serisi, melez vampir Cat ile kocası Bones'un maceralarını anlatıyordu. Meğersem teyze kitaptan tanıdığımız bazı yan karakterlere de ayrı hikayeler yazmış. Bu kitap da onlardan biri işte.


Kızıl Azrail Cat'in en iyi vampir dostlarından biri, ölümsüz Voyvoda Tepesh idi. Tabii bu karizmatik ve de tarihi karaktere ayrı bir seri yazılması pek yerinde olmuş. Ne yazık ki hikayeyi Vlad'dan dinlemiyoruz, bu sefer de başka bir kadın kahraman, Leila bize anlatıyor olanları.

Leila'nın geçirdiği kaza sonucu elektriğe hükmetme gücü var, bu yüzden kimseye dokunamıyor. Tek başına ölüp gideceğini zannedip dertlenirken ateşe hükmeden vampir Tepesh ile tanışıyor. Tabii sonrasında gelsin aklını uçurtan çılgın vampir seksi, gitsin ölümcül maceralar.


Leila'yı sevmedim ama Vlad için bu seriyi okurum. İkincisini bekliyoruz.





23 Ağustos 2015 Pazar

Şimdi Mezar Zamanı (One Grave at a Time)


Jeaniene Frost, Artemis Yayınları

Çeviri : Bilge Gündüz


Gece Avcısı Serisi, 6.kitap



Tastamam bir önceki maceranın bittiği anda başlayan bu bölümde, Cat ile Bones'un farklı tarz bir düşmanla savaşını okuyoruz. Elle tutulur yanı olmayan bu hayalet düşman sadece Cadılar Bayramında cisim haline geçtiği için kahramanlarımız onu yenmek için farklı yöntemler kullanmak zorundalar. Böylece yanlarına Medyum Memiş kılıklı yeni bir karakter katılıyor: habire yakışıklı vampirlere sulana gay medyum Tyler:)  Oldukça eğlenceli bir karakter Tyler, sevdim. Diğer vampir dostlarımızı da görüyoruz tabii, merak etmeyin.


Biraz daha durağan bir macera, öncekiler gibi kesintisiz aksiyonu olmasa da fena değil. Serinin sondan bir önceki kitabı, bitmesine az kaldı.





22 Ağustos 2015 Cumartesi

Mezarın Yüzü (The Side of the Grave)


Jeaniene Frost, Artemis Yayınları

Çeviri : Bilge Gündüz


Gece Avcısı Serisi, 5.kitap



Bu bölümde çevirmen değişmiş, Bilge Gündüz olmuş. Keşke en baştan o çevirseymiş diziyi. Okuması daha lezzetli geldi açıkçası.


Bu macerada Cat ve Bones; gulyabaniler ile vampirler arasında çıkacak korkunç savaşı önlemek için mücadele verdiler. Canımız Vlad Tepesh yine bir görünüp avzımızın sularını akıttı sağolsun:)


Kitapta, Cat'in arkadaşı Denise için öyle bir şeyler anlatılıyor ki, kesinlikle önceki bölümde okumadığıma emindim. Araştırınca öğrendim, meğerse Denise'in başrolünde yer aldığı bir başka kitap yazmış Jeaniene. O kitapta  Denise'in başına gelenlerden bahsediyormuş. (Kızıl Damla, Artemis yayınlamış) Şimdi ben o kitapta olanı biteni öğrenmiş oldum. Spoiler'ın babasını yedim ya dostlar. Ne yapalım?



Bunun dışında özellikle finaldeki kanlı dövüş sahnesi süperdi. Çok beğendim. Serinin güzel kitaplarından biriydi Mezarın Yüzü.






21 Ağustos 2015 Cuma

Mezara Mahkum (Destined for an Early Grave)

,Jeaniene Frost, Artemis Yayınları

Çeviri : Mehmet Karaosmanoğlu


Gece Avcısı Serisi, 4.kitap


Mezara Mahkum sanırım Gece Avcısı serisinin en iyi kitabıydı. Bu macerada Kedicik ile Bones kadim Rüyahırsızı'na karşı mücadele ettiler. Yine hareketli kurgusuna rağmen daha bir oturaklı buldum bu bölümü. Bir de tabii en muhteşem kahraman, Dracula diye seslenince pek öfkelenen mükemmel Vlad Tepesh'imiz de kitaba tat katan unsurlardan. Hayalet Fabian da ekibe katılan yeni üyemiz. 

Seviyorum bu seriyi. Kendince bir vampir mitolojisi var, en önemlisi vampirler parlamıyor. Yazarın kurduğu dünyaya da inanıyorum. Sayfalar rüzgar gibi geçiyor, çok zevkli.






19 Ağustos 2015 Çarşamba

Mezarın Dibinde (At Grave's End)


Jeaniene Frost, Artemis Yayınları

Çeviri : Mehmet Karaosmanoğlu


Gece Avcısı Serisi, 3.kitap


Serinin 3.kitabında Bones ile Kedicik'in kadim bir dişi vampirle mücadelesini okuyoruz. Vampir hiyerarşisine dair güzel detayların bulunduğu romanımızda hikayeye yeni kahramanlar da katılıyor. En önemlisi de Vlad Tepesh! Bu tarihi, kadim vampiri Jeaniene Frost'un anlatımıyla okumak çok zevkliydi!


Kitabın çok hızlı bir kurgusu var; su içer gibi oluyorsunuz, çok zevkli ama bu bölümde sanki biraz kopuk kopuk geldi bana.



16 Ağustos 2015 Pazar

Superman ve Çelik Adamlar (Superman and the Men of Steele)


Grant Morrison, Yapı Kredi Yayınları

Çizerler : Rags Morales, Andy Kubert

Çeviri : Anıl Bilge



Superman ve Çelik Adamlar aslında Superman'in hikayesinin reboot edilmesi için yazılmış. Yani Batman gibi 70 küsur senedir onlarca farklı hikayeye konu olmuş Superman'in öyküsü sıfırlayıp her şeye baştan başlamışlar. Bu yeni Superman'in gücü biraz azaltılmış. Adamımız blucin ve tişört giyiyor, üzerine de kısa bir pelerin çekiyor. Pejmürde genç muhabir Clark Kent ise henüz Daily Planet gazetesinde çalışmıyor.


Çizgi romanın hikayesi biraz karışık. Brainiac'ın Metropolis kentini minyatür hale getirip yok olacak uygarlıklar koleksiyonuna katmasına karşılık Superman'in kenti kurtarma mücadelesi diyebiliriz.


YKY çizgiromanı çok kaliteli basmış. Mis gibi kuşe kağıda basılmış bu çizgi romanlara bayılıyorum:)


Fakat süper kahraman olarak ben hala Batman'i tercih ediyorum:)







15 Ağustos 2015 Cumartesi

Batman Ölümcül Tasarım (Batman : Death By Design)


Chip Kidd, Dave Taylor, JBC Yayıncılık

Çeviri : Emre Taşkıran


Harika bir çizgi roman. Bruce Wayne eski Gotham Merkez İstasyonu binasını yıktırırken feci bir kaza gerçekleşir. Kendine şehir korumacısı diyen Cyndia Syl ise bunun bir fırsat olduğunu düşünmekte, binanın korunması gerektiğini savunmaktadır.


Bruce, Cyndia'yı yeni açılan camdan yapılma ve havada asılı duran Tavan isimli restorana götürdüğünde Joker'in saldırısına uğrarlar.


Müthiş bir atmosferi var çizgi romanın. 1940'ların kara filmlerinden fışkırmış gibi. Cyndia misal adeta bir Grace Kelly. Joker bile retro bir tip. Çok çok beğendim.




Mahşer - Kaptan Trips (Stephen King's The Stand - Graphic Novel series #1)


Stephen King, Altın Kitaplar

Senaryo : Roberto Aguirre - Sacasa

Çizer : Mike Perkins

Çeviri : Canan Kim



Altın Kitaplar'dan çıkan Mahşer'in yeni tam metin çevirisini okuduktan sonra kafayı yemiştim. Sonra yazın D&R'daki 5TL kampanyasında Mahşer'in çizgi romanının ilk bölümünü buldum. Tabii ki romanın suyunun suyunun suyu ama salgını, Kara Adam'ı karşınızda görmek güzel.



Benim Paris'im


Cüneyt Ayral, Oğlak Yayınları



Bu küçük kitapta, gazeteci yazar Cüneyt Ayral, yaşadığı Paris şehrini anlatıyor. Çok güzel tüyolar bulabileceğiniz, Paris'e gidecekseniz veya gidip de sevdiyseniz okumanız gereken bir kitap.





9 Ağustos 2015 Pazar

Kan Kadar Kırmızı (Pamuk Prenses Üçlemesi, 1. Kitap)


Salla Simukka, Altın Kitaplar

Çeviri : Doğanay Banu Pinter


Pamuk Prenses Üçlemesi, 1. kitap


Finlandiya'da geçen bir gençlik romanı. Kahramanımız Lumikki, hafiften Lisbeth Salander'i anımsatan, oldukça esaslı bir genç kız. Okulun karanlık odasında kanlı banknotlar görünce, boyundan büyük işlere karışmak zorunda kalıyor ve serüven başlıyor.

Lumikki'yi sevdim. Becerileri biraz abartı ama olsun. Devam kitapları da çıkarsa okurum. Keşke kitap Finlandiya'yı, karakterlerin yaşadığı atmosferi biraz daha detaylı anlatsaydı.




8 Ağustos 2015 Cumartesi

Kafes (BirdBox)


Josh Mallerman, İthaki Yayınları

Çeviri : Aslı Dağlı


Kitap epey bir tantana ile çıktı, İthaki de kitabı epey babalayınca tabii hemen alıp okudum.

Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar gördükleri bir şey yüzünden delirip yanlarında kim varsa öldürüp sonunda intihar etmeye başlıyorlar. Bir nevi Stephen King'in Mahşer'ini amdırıyor yani hikaye. Kahramanımız Malorie aynı Mahşer'deki Frannie gibi, dünyanın sonu gibi görünen bu dehşet günlerinde hamile kalmış. Malorie, pencereleri örtülü, kapısı kilitli bir evde, hiç dışarı çıkmadan 4 sene yaşamış. Roman geri dönüşlerle Malorie'nin bu eve gelişini, evdekilerle yaşadıklarını aynı zamanda dört sene sonraki kaçış macerasını anlatıyor.

Bence korkutucu bir kitap değil. Daha ziyade psikolojik gerilim diyebilirim.Çok etkilendiğimi söyleyemem.




Kızıl Dosya (A Study In Scarlet)


Sir Arthur Conan Doyle, İthaki Yayınları

Çeviri : Aslıhan Kuzucan



Gelmiş geçmiş en meşhur dedektiflerden Sherlock Holmes'un ilk macerası Kızıl Dosya'da; Doktor Watson, Afganistan'dan İngiltere'ye dönmüş; kendine uygun bir kalacak yer ararken; 221B Baker Caddesinde yaşayan Bay Sherlock Holmes ile ev arkadaşı oluvermiştir.


Holmes'un bilgisi ve zekasından etkilenen Watson; terkedilmiş evde bulunan ceset vakasını çözmek üzere yola çıkan Sherlock ile cinayet mahalline gider ve edebiyat tarihinin en meşhur karakterleri böylece doğar.


Polisiye severlerin herhalde kaçırmayacağı bir kitap.






1 Ağustos 2015 Cumartesi

Afrikalı Leo ( Léon, l'Africain)


Amin Maalouf, Yapı Kredi Yayınları

Çeviri : Sevim Raşa


Harikulade bir kitap! En az Semerkand kadar büyüleyici bir roman bu.Tıpkı Semerkand gibi, yıllardır kitaplıkta sararıp solan, geç keşfedilmiş bir başka hazine.


Granada'da doğan; İspanyolların Endülüs'ü ele geçirmesiyle ailesi ile Fas'a göç eden Hasan İbn Muhammed'in, Binbir Gece masallarını aratmayan macerasını kendimden geçerek okudum. Granda'da gezdim, Elhamra Sarayının eşsiz süslemelerine son kez göz attım, Fas'ta Karaviyyin Camii'nde derslere girdim, kervanlarla seyahatlere çıktım, çadırlarda uyudum, Timbuktu'ya gittim, Osmanlı İstanbuluna elçi geldim. Roma'ya köle olarak satılıp Papa'nın evlatlığı olarak Afrikalı Leo adını alan kahramanımızın serüvenleri ile kendimden geçtim kısacası. Şahane bir kitapmış, bunca sene neden okumamışım muamma!

Çok sevdim!









26 Temmuz 2015 Pazar

How to Be Parisian Wherever You Are: Love, Style, and Bad Habits


Anne Berest, Audrey Diwan, Caroline de Maigret, Sophie Mas


Bu kitap ilk çıktığında epey takıntı yapmıştım. İlla (iş sayesinde sık gidebildiğim) Paris'ten almak istiyordum şunu. Aaaa sonra bir baktım D&R, Remzi her kitapçı yıkılıyor bu küçük beyaz kitap ile. Sonuçta Cevahir'deki D&R'dan almış bulundum:)

Sonuçta eğlenceli bir kitap, Parisli kadın şöyle yapar böyle giyinir, nasıl cool takılır tadında. Ama çok çok yüzeysel. İlla da yapacak daha iyi bir işiniz yoksa ve benim kadar Paris tutkunu iseniz okunabilir.



25 Temmuz 2015 Cumartesi

Go Set a Watchman

Harper Lee



Go Set a Watchman, Bülbülü Öldürmek'in devamı gibi lanse edilmişti. Aslında Bülbül'ün ilk taslağı imiş. Harper Lee bu romanı daha önce yazmış. Sonunda Bülbül'e evrilmiş roman.


Kitap yayınlandıktan yaklaşık 1 hafta sonra orijinali Remzi Kitabevinde görünce hemen alıp okudum. Türkçesini de Sel Yayıncılık sene sonuna kitap fuarına yetiştirecek. Tabii onu da okurum.


Watchman Bülbül'den 20 sene sonrasında, New York'dan eve dönen Jean Louise'in yaşadıklarını anlatıyor. Bülbül'ün aksine olayları Scout'ın ağzından dinlemiyoruz bu sefer. Maycomb Kasabası, Güneyli yaşam tarzı, zenci politikaları ve Jack amca kitaptaki başlıca konular. Benim en hoşuma giden, geçmişi düşünen Scout'ın yaz tatilinde Jem ve Gil ile kilisecilik oynadıklarını hatırladığı kısım oldu. Zaten en çok Scout'ın küçüklüğünden bahsedilen bölümleri sevdim. (ilk dansı, bebeklerin nasıl yapıldığını öğrenmesi). Finaldeki Atticus & Scout yüzleşmesi ve sonunda Jack Amca ile geçenler de çarpıcıydı.

Kitabı Bülbül'ün devamı olarak düşünmeden okuyun. O amaçla yazılmamış zaten. Devamı olsaydı kalbim kırılırdı. Ama değil. Bülbül'ün ilk taslağı sadece.





19 Temmuz 2015 Pazar

Middlesex


Jeffrey Eugenides, Domingo Yayınları

Çeviri : Solmaz Kamuran



Harika bir kitap, bayıldım! Arka kapağa göre çift cinsiyetli hünsa kahramanımızın hikayesini anlatan kitabın ilk ve en çarpıcı bölümünde bir aile destanı okuyoruz aslında.


Bursalı ipekböceği tüccarı Rum kardeşler, Kurtuluş Savaşı esnasında Anadolu'dan kaçıp Amerika'ya; otomotiv sektörünün doğduğu Detroit eyaletine göç ediyorlar. Bu kısımlar harikulade lezzetli. Rum göçmenlerin yaşamı; kitabın tümüne sinmiş bir Türkiye ve Anadolu özlemi çarpıcı. Karakterler müthiş: büyük anne Desdemona, dede Lefty, Amerika'ya ilk geldiklerinde bunlara yardımcı olan Sourmelina şahane tipler. Bu ilk neslin hikayesinden sonra roman bir sonraki kuşağa; Calliope'nin anne babasına geçiyor ve Calliope ile erkek kardeşi ile devam ediyor.


Herkesin ailenin minik güzel kızı zannettiği Calliope Stephenides aslında ne tam kız ne tam erkek. Doğduğu zaman anlaşılamayan vaziyeti, bir türlü ergenliğe girememesiyle ortaya çıkıyor ve Calliope ile ailesi için acılı süreç başlıyor. Onun başından geçenler ile romanımız son derece meraklı bir şekilde devam ediyor.


Çok ama çok sevdim bu romanı! Bu senenin en güzellerinden kesinlikle.



Osmanlı'da Bir Vampir: Béla


Mehmet Bilal, Nar Kitap


Romanya'da 1800'lerde fazla dozdan ölen Béla'yı; yaşlı bir vampir ısırıp dönüştürür. Ustasıyla Istanbul'a gelen Béla hep isyan eder yeni doğasına. Kendine gönüllü av aradığı bir gece, en iyi ve tek dostu olacak cüce ile tanışır. Cüce'den köçek olması için yardımını ister.


Güzel ama eksik bir roman. yani elimizde Osmanlı Istanbulunda terör estirebilecek, neler neler yapabilecek bir vampir var ama başına gelenler, yaptıkları (köçeklik) daha çok vampir parodisi gibi. Kaçırılmış bir fırsat diyebilirim bu kitap için. Çok daha güzel, müthiş bir roman olabilirmiş.



12 Temmuz 2015 Pazar

Mahşer (The Stand)


Stephen King, Altın Kitaplar

Çeviri : Canan Kim. Sansürsüz tam metin.



İşte bir tam metin Stephen King çevirisi ile karşınızdayım. Bundan evvelki kuşa dönmüş çevirileri okuyan dostlar adına üzgünüm. Bu tam metin çeviri gerçekten enfes. Ben kitabı 1 ayda okudum ama araya başka kitaplar aldım. Yoksa 1 haftada okunur sanıyorum. Ya da 2 hafta.


O'yu okuduğum zaman Stephen King'in en iyi kitabı demiştim. Şimdi fikrimi değiştirdim. Mahşer Stephen King'in baş yapıtı. .


Roman, kontrolden çıkan bir süper grip salgını ile dünyanın sonunun gelişini anlatıyor. Kitabın ilk yarısında salgının yayılmasını okuyoruz, kahramanlarımızı tanıyoruz. Bu kısım gerçekten film gibi muhteşem bir akıcılıkta, soluk soluğa okudum. Salgının yayılışı tüylerimi diken diken edecek kadar gerçekçi idi. Bir hafta boyunca aksırıp tıksıran insan gördüğümde korktum. Kahramanlarımız kaçınılmaz olarak iyiler ve kötüler safında yer alıyor. İyilerin başını Frances, Stuart ve Nick çekiyor. Hepsinin ortak noktaları, rüyalarında daha önceden hiç tanımadıkları pek yaşlı bir kadını görmeleri : Abigail Ana.


Kötüler ise Randall Flagg'ı görüyorlar rüyalarında. O da Stephen King'in yarattığı en ürkütücü karakter. O Kara Adam, o sadece yürüyor. Yürürken ölüm ve mahvoluş getiriyor.


Kitabın ikinci kısmında, salgının ardından sağ kalan insanların iki cephede toplanmasını ve iyi ile kötünün kadim savaşını anlatıyor yazarımız.


Harikulade bir roman. Stephen King'in neden kral olduğunun kanıtı.







4 Temmuz 2015 Cumartesi

5 Ronin


Peter Milligan, JBC Yayınları

Çeviri : Emre Taşkıran



Wolverine ve Hulk'ı filmlerden sonra epey sevdiğim için, bunların olduğu bir çizgi roman okuyayım istedim ve 5 Ronin'i seçtim.


Wolverine, Hulk, Deadpool ve tanımadığım diğer 2 kahramanı, feodal dönemim Japonyasında anlatıyor bu cilt bize. Çizgi romandaki bir bölümde, efendisiz samuraylardan birinin hikayesini okuyoruz.

Değişik bir deneme olmuş.




Kurmalı Adam (The Curious Case of the Clockwork Man)


Mark Hodder, Altıkırkbeş Yayınları

Çeviri : Ümit Kayalıoğlu


Burton & Swinburne maceraları 2.kitap



Yaylıbacak Jack ile tanıştığımız cesur kaşif Sir Richard Francis Burton ile sapkın şair Algernon Swinburne ikilisinin bu yepyeni macerasında, kahramanlarımız tuhaf güçleri olan kadim taşları kontrol ederek Viktorya dönemi Londrasında kaos yaratan gizli güçlerle mücadele ediyorlar.


Kahramanlarımız nefis detaylarla bezeli, harika mekanik araçlarla dolu buhar çılgınlığı dünyasında yaşıyorlar (steampunk). Yaylıbacak Jack romanında anlatılan olaylar sebebiyle tarihin akışı değişmiş, Viktorya çağı, evlere şenlik buharlı makineler ve icatlarla dolup taşmış. Kitapta adı geçen karakterlerin hepsi gerçek kişilikler, kitabın sonunda bizim bildiğimiz şekliyle tarihte yer almış bu karakterlerden bahseden bir kısım var..


harikulade bir kitap, bayıla bayıla okudum. Steampunk ve fantastik tarzın nefis bir bileşkesi olan bu seriyi çok seviyorum. Altıkırkbeş'ten devamını beklemekteyiz.






28 Haziran 2015 Pazar

Tekinsiz Kitap (The Haunted Book)


Jeremy Dyson, Domingo Yayınları

Çeviri : Algan Sezgintüredi



Kitap, yazarın İngiltere kırsalında dolaşarak gerçekten yaşanmış hortlak hikayeleri toplaması ile başlıyor. Yazar bize hikayeleri anlatıyor. Sonra birden kitap içinde kitaba dönüşüyor anlatı, başka kitabı okurken sayfalar gitgide kararıyor.


Huzursuzluk veren bir kitap:)






20 Haziran 2015 Cumartesi

Kayıp Şeyler Kitabı (The Book of Lost Things)

John Connoly, Hyperion Kitap

Çeviri : Zeynep Ünalan


Küçük David'in annesi öldükten sonra babası Rose ile beraber olur ve baba-oğul Rose'un evine taşınırlar. Rose'la takıştığı için cezalandırılan David bahçedeki bir delikten sihirli diyara geçer. Bu diyarda kitaplardan tanıdığı masal kahramanları ile karşılaşır ama hepsi bildiğinden bambaşkadır.

Bu kitabı çok sevdim, bana bayıldığım Once Upon A Time dizisini anımsattı. Peri masallarını çarpık, karanlık bir yorumla anlatması çok hoşuma gitti. Kitabın 130 sayfalık son kısmı ise masalların orijinal, bildiğimiz versiyonlarını anlatıyor.

Değişik bir çocuk kitabı, karanlık yönünü sevdim sanırım.






18 Haziran 2015 Perşembe

Gulyabani


Hüseyin Rahmi Gürpınar, İnkılap Yayınevi


Gulyabani, seneler evvel son derece eğlenerek ve gülerek okuduğum bir kitaptı. Yeniden basıldığını görünce tekrar okumak istedim.


Bu basımda eseri Salih Bora sadeleştirmiş. Bence pek fena olmuş, aşırı sade, tadı kaçmış kitabın. Yani bu kitabı ilk okuduğumda hünsa kelimesini öğrenmiş ve pek sevmiştim. Onu bile çift cinsiyetli diye değiştirmişler.


Sevmedim bu basımı.