8 Temmuz 2012 Pazar

Sisle Gelen Yolcu (Le Passager)

Jean Christophe Grange, Doğan Kitap

Grange'nin yeni kitabı oldukça kalın, yazıları da minik. Okumak bütün bir Cumartesimi aldı haliyle. Bordeaux, Marsilya, Nice ve Paris şehirlerinde geçen heyecan dolu takip öyküsü, sonuna kadar devam eden gerilimli merak duygusu kitabı zevkle okutuyor tabii. Sadece atmosfer beni biraz boğdu, en karanlık, kısa kış günlerinde, melankolik Fransız kentlerinde, bir kaç haftalık bir zaman diliminde geçiyor romanımız. Grange atmosferi gayet güzel oluşturduğu için o karanlık kış havasını yaşadım adeta, pırıl pırıl yaz gününde içime sıkıntı bastı havadan, belki de kitabı kışın okumak daha iyi olacaktı

Kitapta gelişmeler diğer Grange romanlarındaki gibi şaşırtarak ilerliyor, o yüzden fazla bahsetmemeyi doğru buluyorum. Kısaca 2 harika ana kahramanımız var, gencecik kadın baş komiser Anais ve zeki psikiyatrist Mathias. Olaylar Bordeaux'da işlenen akıl almaz, mitolojik esintili bir cinayetle başlıyor. Ve katilin peşinde Fransa kentlerinde soluk soluğa kaçıp kovalamaca başlıyor. Kitabın büyük kısmını kapsayan ve çok zevkli okunan kaçış macerası aklıma The Fugitive Doktor Kimble'ı getirdi biraz. 


Bu romandaki cinayetler mitolojiden etkilenmiş sahneler şeklinde işlenmiş. Bu yüzden konu içinde Yunan mitolojisinden bol bol bahsedilmiş. Benim gibi bu konuyu sevenlere kitabı daha bir lezzetle okutuyor bu detaylar.

Kitabın finali ise azıcık oldu bittiye gelmiş gibi hissettim. O kadar uzun ve detaylı macera pıt diye bitiverdi. Her halükarda açıkta kalan hikaye yok, her şey bir güzel toparlanıp açıklanıyor.

Sisle Gelen Yolcu, Grange'den hayal kırıklığına uğratmayan çok sağlam, ağır bir kitap. Kurgusu mükemmel. Çevirisi mükemmel. Atmosferi karamsar, belki parlak yaz güneşinde değil ama Ekim-Kasım aylarında okumak daha rahat olabilir.



4 yorum:

  1. Niyeyse pek fazla hevesim yok Sisle Gelen Yolcu'yu okumak için, halbuki severim de Grange'yi. Bu bahaneyle söylediğini dinleyeceğim ve kışa bırakacağım sanırım okumayı. Teşekkürler! =)

    YanıtlaSil
  2. gerçekten bana biraz ağır geldi, daha önce Kızıl Nehirler ve Leyleklerin Uçuşu'nu okuduğumda böyle hissetmemiştim. Dili de ağır değil zaten kesinlikle, ama o kasvetli, sisli kış havası, o sizli bizli konuşan alabros traşlı ukela Fransızlar beni bitirdi:)))

    YanıtlaSil
  3. Tam bir Grange hayranıyım.Bu kitabını henüz okumadım.Okuyacağım kısa süre sonra:)

    YanıtlaSil
  4. Kitap bitmesin diye okumuyorum. Cumartesi gününü okuyunca dehşete düştüm .Ayrıca öneriyi dikkate alıp kitabı sonbahara okumaya bıraktım =)) Grangé'nin yeri benim için ayrı. Lise yıllarımdan bugünlere geldi dile kolay =))))

    YanıtlaSil